6 Nisan 2015 Pazartesi

Family Affairs Spring 2015

Haftaya, dolap detoksu ile başladım. Öncelik Kuzey'indi. Bahara hazırız.

Sonra.. Tara Violet Niami gibi harika bir modeli malesef yeni keşfettim. Güzellik göreceli tabi. Ben seviyorum böyle enteresan kadınları. Sayesinde bir Family Affairs'ten haberdar olmuş oldum. Ti Amo isimli koleksiyon oldukça sevimli. Evdeki kumaşları değerlendirme vakti geldiyse, Kuzey kahvaltıya geçtiyse, havaya rağmen yazlıkları selamladıysak, rejime de bir günlük ara verebiliriz sanırım. 

İlgilenenler için : http://lovefamilyaffairs.com/




30 Mart 2015 Pazartesi

Dandin Bakery

Bu haftasonu rotayı ben belirledim. İyi de oldu. 
Kuzey'in kalbi meğer Karaköy'deymiş. Sevindim.

Esra Dandin ve Egemen Şenkardeş'in kurucuları olduğu Dandin Bakery'e nihayet gidebildim. Dekorasyona mı bakayım, ne yiyeceğimi mi seçeyim, fotoğraf mı çekeyim bilemedim.
Gidin, görün, ertelemeyin.
.

Masalardan, sandalyelere, kitaplıktan, servisliklere kadar her şey bu harika çiftin ellerinden çıkmış. Zaten her ikisi de tasarımcı. Hatta öncesinde, Dandin'in olduğu dükkan onların atölyesiymiş. Karaköy'ün popüleritesi artınca ve gelişim açısından ilerleyince, atölyelerini farklı bir yere taşımışlar. Böylece biz de Dandin Bakery ile tanışmışız.


Nefis pastalarının yanısıra, taze ekmekler, salatalar, makarnalar ve kahvaltı da mevcut. Tüm lezzetler Esra Hanım'ın ellerinden. O kadar samimi ve güzel bir ortam ki (sahibinden müşterisine kadar), daha oturur oturmaz bir sürü güzel insanla tanıştık, sohbet ettik. Tüm kalbimle gitmenizi öneririm. Ben, bir sonraki yazımı orda yazmayı planlıyorum.


Gitmek isteyenler için adres : 
Kemankeş Mah. Kılıç Ali Paşa Mescidi Sok. No: 17/A
Karaköy/İstanbul

Sevgiler, iyi haftalar.

12 Mart 2015 Perşembe

Rennes

Birkaç gündür hesap ayarlarımla ilgili yaşadığım karışıklık sebebiyle ancak fırsat bulabildim yazmaya. Bu süreçte kıyısından köşesinden ben de gribe yakalandım. Tabi bir de alt dişlerimiz cıktı, üsttekiler yolda. Sürekli oyun oynadığımız ve her şeye dokunmak istediğimiz bir dönem. Dolayısıyla bugün güne 04:00'te başladım :) Olsun. Bahar geldi, havalar yavaş yavaş ısındı. Bu sene tatil rezervasyonlarımızı son dakikaya bırakmamaya and içen tedbirli ebeveynleriz artık. Bu hafta kışlıkları her an kaldırabilirim. Dolap detokslarına bayılıyorum.


Geçen hafta ananemizin imdadıma yetişmesiyle, iki saati sadece kendime ayırdım. Kafka Okur'un yeni sayısını aldım, Oysho'da nefis bir keten pantolon kestirdim gözüme. Benim için yazın vazgeçilmezi olan "keten" hammaddeli herşeyi alabilirim. Zaten sırf bu yüzden, ufaktan bir hareketlilik söz konusu evde. Daha vakti var. 


Herkes hazırsa, sizi nefis bir markayla tanıştıracağım. Rennes. Tercih ettiğim bütün renkleri bir araya toplayan sade ve bir okadar da rahat gözüken parçalar yer alıyor koleksiyonda. Hammadde keten yine. Ben çok sevdim. Umarım alışveriş listeniz için fikir olur.


Göz atmak isterseniz -ki mutlaka bakın derim- adres : www.rennes.us
Sadece kıyafetle yetinmemişler tabi. Çantalar, ayakkabılar, ev aksesuarları ve deriler de mevcut. Şimdiden iyi gezintiler, sevgiler.

 www.rennes.us

20 Şubat 2015 Cuma

Vakko Wedding Spring/Summer 2015

Düğün hazırlığında olan herkesin, uzun zamandır heyecanla beklediği Vakko Wedding gelinlikleri geçtiğimiz günlerde harika bir sunumla görücüye çıktı. Tek kelimeyle bayıldım. Danteller, pırıltılı ipekler, gösterişli taçlar ve bütünlük sağlayan çiçekler.. Favori değişmez, Elie by Elie Saab yine kalbimizi fethetti.


Düğün zamanı kriz yönetimi gerçekten önemli. Doğru şekillendirilmiş bir yapılacaklar listesi ve son dakikaya bırakmama durumu söz konusuysa, korkmadan gecenin tadını çıkarabilirsiniz. Hayalinizdeki gelinlik, mekan, doğru müzikler ve sizinle aynı heyecanı hisseden arkadaşlar yeterli. O gün kimseyi memnun etmeye çalışmayın ve hiç durmadan dans edin. Koşturan herkese bol şans.

yukarıdaki resimler alıntıdır

Bizim evde gündem daha farklı tabi :) 
Kuzey karla tanıştı. Pek memnun kalmadık, zira aile fertleri olarak yazı seviyoruz. Her şeye dokunmak istediğimiz, meraklı olduğumuz, daha çok oyun oynamak istediğimiz ve ek gıdaya geçtiğimiz bir dönem. 
6. Ay! ❤

Yarın büyük gün. İlk toplantı.
Herkese iyi haftasonları.

31 Ocak 2015 Cumartesi

Local Milk

Geçen günkü pankek faciasından sonra, bi cesaretle yemek masamıza geri dönmeye karar verdik. Faica diyorum, zira aldığımız kalorinin karşılığında 3 ay sadece salata yesek yeridir. Neyse efendim, açılış töreni nefis bir kahvaltı. Medeniyeti özledik. Bakalım.


 Bu aralar yeni tarifler ve bu tariflerin stylingi ile ilgilenir oldum. Yemeğin stylingi mi olur demeyin. Oluyor. Hatta öyle bi bağımlılık yapıyor ki, sürekli yeni adresler araştırırken buluyorsunuz kendinizi. Local Milk ve Offbeat And Inspired bunlardan sadece ikisi.



Bu arada Vesta Event'in şeker mi şeker iki kurucusu Gözde ve Selin Galata'daki yeni ofislerine geçtiler. En kısa sürede, Kuzey'le bi baskın yapmayı planlıyorum. Bu ayki mühim işim budur. Onun dışında, benim gibi okumayı seven ebeveynler için iki kitap önerim olacak. Biri, Robert J. Mackenzie' nin Çocuğunuza Sınır Koyma isimli kitabı. Diğeri ise, klinik psikolog Pınar Mermer'in Yavaş Ebeveynlik'i.


İki arada bir derede yaptığım nar marmelatımın yarın siftahını yapacak olmanın heyecanıyla, bol lodoslu güzel bir haftasonu diliyorum hepimize. Sevgiler.

10 Ocak 2015 Cumartesi

Hannah Ferrara

Bugünkü yazımın fikri de keşfi de ablama ait. 
Dünkü beyin fırtınamız  sonucunda beni harika bir takı tasarımcısı ile tanıştırdı. 

Hannah Ferrara. Geri dönüştürülmüş materyallerden yararlanan Hannah'ın tarzı için "minimalist, konforlu ve günlük hayata kolay uyum sağlayabilen" diyebiliriz. O cafcaflı, göz yoran tasarımlardan kurtuluyor muyuz dersiniz? Yaşasın! 


İşte kusurlarımızı kucaklayan, gösterişin değil el işçiliğinin konuştuğu o tasarımlardan bazıları..




http://anotherfeather.com

Web sitesine göz atmakla yetinmeyin, instagram üzerinden de takip edin derim. Her zaman böyle yetenekli ve zevkli kadınlarla karşılaşmıyoruz.

Sevgiler, iyi haftasonları.

8 Ocak 2015 Perşembe

Need Supply Spring

Karlı Ocak, hoşgeldin.
Muhtemelen bir çoğunuz yeni yıla dışarda, kalabalık bir arkadaş grubuyla bolca oynayarak girdi. Ne yalan söyleyeyim, ilk kez canım çekmedi :) Öncesinde gelen kısa süreli karın da gazıyla, evdeydik. Kuzeyin uykuya dalana kadarki rutin huysuzluklarını saymazsak, gayet güzeldi yılbaşı faslımız. Anne baba saatlerini seviyorum.

Bugün mü? Kekimizi fırına attık, cam önüne  oturup karı izledik ve Need Supply'nin ilkbahar koleksiyonuna göz attık. Sitesine bi bakın derim.




http://needsupply.com/

Kendime not : Uzun zamandır ertelediğin o 8 kiloyu artık versen diyorum. Havayı bahane etme, tak Kuzey'i sırtına. Bırak ütüler beklesin. Yine içinde şarkılar çalsın. Yürürken mırıldan. Sonra mı yapsam dediğin her şeyi öne al. Çok düşünüyosun, düşünme. Bu hafta cilt bakımına git. Çık bi kartopu oyna. Bi çığlık at. #ozgurannelerklubu :)

Önümüzdeki haftayı tamaamen kendime ve indirime ayırmak ümidiyle. 

Sevgiler, iyi haftalar.

19 Aralık 2014 Cuma

Taylor Lashae

Süper güçlerim olduğunu keşfedeli tam 4 ay oldu. Uykularıma kavuştum diye fazla sevinmiş olmalıyım. Hoşgeldin erken gelen diş kaşıntıları. Sen gelmeden önce de evimiz gayet renkliydi. Gecikebilirdin :) Neyseki yeni evin enerjisi, yılbaşı kartlarım, ağacım ve Kuzey'in çıkardığı komik sesler keyifli olmam için yeterli.. İndirimler yavaş yavaş kendini göstermeye başladı. Meraklı ve hareketli bir bebeğiniz varsa, hemen hemen her şeyi en pratik yoluyla halletmeniz gerek. Alışverişe ayırdığınız vakit bile, minimum. Önce internetten ufak çaplı bir araştırma, not edilen ürün kodları ve finalde telefonla sorgulama.



Neyseki Taylor gibi kadınlar var da, evde oturmanının sıkıcılığını onun stiliyle gideriyoruz. Saçlarımızın benzerliğinden olsa gerek, bu aralar yeni favorim o. Bi tek saçlar benzemese iyiydi :) Onun kısa filmini paylasmadan edemedim.

Bir de blog yazarız, göz atınız efendim : http://taylorlashae.tumblr.com/  

6 Aralık 2014 Cumartesi

Amlul

Yaşasın Aralık!

Yeni yazı, yeni yıl, yeni ev. 
Bir hafta içinde yeni bir ev bulan ve taşınan çılgın aile biziz, evet. Bi elimde Kuzey, bi elimde koli bandı. Muhteşem bir işbirliğiydi, ikinize de teşekkürler. Normalde canavar olan oğlum, annesine acımış olacak ki, gereğinden fazla usluydu bu süreçte. Böylece hiç zorlanmadım toparlanma konusunda. 3. ayımız dolmak üzere ve ilk zamanki ağlama krizleri nihayet bitti. Yorgunluğun vız geldiği ve bünyenin her sabah resetlendiği tek durum annelikmiş gençler. Şu koklaşma evresini iyice uzatıp, kurallar listesini de biraz daha ertelemeyi düşünüyorum :)


Onun dışında.. çok çabuk gaza gelen bünyem sağolsun, saçlarımı kestim. 1 kg. daha verdim, çocukluk arkadaşıma yıllar sonra komşu oldum ve alternatifleri reddeden oğlumu bebek arabasına alıştırdım. Böylece ilk Ikea turunu da yapmış oldu. Bu haftasonu kaldığımız yerden devam. Yeni yıl ışıklarını ve bu ayın sakinleştirici ruhunu seviyoruz.  


Bunca koşturmanın arasında bir de nefis bloglar keşfettim. İşte onlardan biri : Amlul.


Londra'dan bildiren nefis bir blogger. Aynı zamanda tasarımcı. Aynı zamanda  Dj.
Onun seçimlerinin en doğru karşılığı : zahmetsiz.
Ödülleri silip süpürmeye devam etmesi dileğiyle.

              
  yukarıdaki resimler alıntıdır

6 Kasım 2014 Perşembe

İstanbul Fashion Week 2015

İki koca ayın sonunda, tekrar yazabilmemi neye mi borçluyum?
Küçük kuzunun annesine acıyıp uykuya dalmasına.
Evet.. Güneşli Kasım, rezene çayım ve ben, yazmaya hazırız.

9 Eylül'den bu yana, hayatım tamamen değişti. Dolunay mı yoksa merkür mü sebeptir bilmiyorum, kendimi daha güzel ve sağlıklı hissediyorum. Eşten hep destek, tam destek. İlk yorucu dönemi atlatır atlatmaz, 12 kiloyu da verir vermez (emzirmek gerçekten mucizevi bişeymiş, derlerdi de inanmazdım. Oturduğum yerden iki haftada kilolar gitti), tabi ki dolabımı yenilemek içim kolları sıvadım. Bütün bir yaz bunun hayalini kurduğumdan olsa gerek, doğru parçaları seçiyorum ve gereksiz hiçbir şey almıyorum. Bizim canavar sayesinde geç kalmış bir fashion week yazısı ve bayıldığım Özgür Masur defilesi görüntüleri ile yeniden kocaman bir merhaba.


Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul’un 3. Gün kapanış defilesi, Özgür Masur’undu. Rahmi Koç Müzesi’nde görücüye çıkan ve ilham kaynağı olarak 1920’li yıllarda doğup, 2000 yıllarında ömrünü tamamlamış ve bu yaşam dönemi boyunca entektüel, kendine has tarzı ile bedenine taşıdığı kıyafetlerle anlatmayı başarmış bir kadının hayat hikayesi ele alan koleksiyonun görsellerini paylaşmasam olmazdı. 





          yukarıdaki resimler alıntıdır.

Doğum fotoğrafları ile ilgili bilgileri ve şu iki ayda edindiğim ufak tefek tecrübeleri, belki benim gibi yeni bebeği olmuş birileri olabilir düşüncesiyle tabi ki paylaşıyor olacağım. Sıkmadan, abartmadan :) Şimdilik güzel havaların tadını çıkarın ve benim gibi haftasonu programınızı şimdiden planlayın. Sevgiler.

4 Eylül 2014 Perşembe

Jesse Kamm

 Bu güzel serin Eylül'ü çok sevdim.
En unutulmaz sonbaharım. Doğum için son 5. Koşturmaktan fırsat bulamama ihtimalime karşılık, son bir yazı daha yazmam gerektiğini düşündüm. Koşturmak? Evet halâ geziyorum :) Fazla gözünüzde büyütmeyin, hamilelik süreci için anlatılan o efsane hikayelerin çoğu palavra. Bu dönem bir hastalık süreci değil. Bunu anlayıp keyfini çıkardığınız sürece, bebeğiniz için de huzurlu bir ortam yaratmış oluyorsunuz. Bu cumartesi tek istediğim, benimle birlikte aynı heyecanı hisseden güzel insanlarla uzun ve güzel bir kahvaltı. Doğum öncesi kutlamaların içine dahil edilecek yeni iş adımları es geçilemez. Dostlar iyiki var.


Doğum iznine ayrılma dönemim çok üzün sürmeyebilir, zîra uykusuz gecelere hazır bünyem, yeni blog keşiflerine de her zaman hazır olacaktır :) Başarılı güzel kadın Jesse Kamm ile başlayalım mesela. Geç buldum çabuk kaybetmem. Doğa ile içiçe büyüyen Jesse, üniversite eğitimini tamamladıktan sonra California'ya yerleşir. Fotoğraf, tarih ve seyahat onun vazgeçilmezleri. Oluşturduğu parçalarda önemsedikleri ipek kumaşlar, doğal lifler, minimal çizgiler, çevre duyarlılığı ve klasik seçimler..


 Ürünleri sadece seçkin butiklerde satılıyor malesef. Bölge tercihi ise Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya. Başarılı olması ve bu kadar tercih edilen bir marka haline gelmesi, onu doğal yaşamdan uzaklaştırmamış. Gerek kendisi için yaptığı seçimler, gerek aile hayatı ile olabildiğince sade. 
Kısa saçlı, yaratıcı ve güçlü kadınlar. N'olur coğalın.


Ürünleri incelemek isterseniz http://jessekamm.blogspot.com.tr'yi, blog'una göz atmak isterseniz de jessekamm.blogspot.com.tr'yi ziyaret edebilirsiniz. Tarzını kendinize yakın hissederseniz (ki ben bayıldım), mutlaka fikir olacaktır sonraki seçimlerinizde. 

       yukarıdaki resimler alıntıdır

Not : Bir sonraki yazı ne zaman olur bilmiyorum ama, en azından iki- üç haftalık müsade. 
Bolca güzel enerji istiyorum. Sonbaharın tadını çıkarın ve benim yerime bol bol uyuyun. Sevgiler.

14 Ağustos 2014 Perşembe

Enamel

2 günün acısını, yarın tüm gün yatarak çıkarmayı planlıyorum :)
Duvar kağıtları, mobilya teslimatı, eksik alışverişler ve yeni kitaplar tamamdır. 
Yeni kızılcıklar bir gün daha beklesin. Yarın tüm gün benim!

Birkaç hafta önceki yazımda bahsetmiştim Seymen Usta keşfimden. Keşfi yaptım yapmasına da, gitmek için ancak fırsat bulabildim. Emaye severler için küçük bir tavsiye : ennnn kısa sürede koşun! Şu anda mutfağımın baş köşesinde harika bir sini, mavi bir sütlük ve çiçekli tabaklar mevcut. Bakıp bakıp iç çekiyorum :) Diğer siparişlerim için de en kısa sürede tekrar ziyaret etmem gerekecek. Tek ihtiyacım olan yağmurlu bir hava.


Dükkanın içindeki tüm ürünler yeni. Bunu özellikle belirtiyorum, çünkü daha önce internetten satın almak istediğim pek çok site, bana sadece ikinci el konusunda yardımcı olabileceklerini söylemişlerdi. Tercih etmedim. Emayenin bakımı oldukça hassas ve en ufak bir deformasyon ya da soyulma halinde, tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor. Seymen Usta, bu tarz ürünleri kapı önüne koymuş. Eğer sütlüğün ya da kupanın içine kaktüs ekmek isterseniz, o şekilde de tercih edebilirsiniz :) Karar sizin.





Size tarif edebileceğim bir cadde ya da sokak ismi yok malesef. Daha doğrusu var ama ben bilmiyorum. İnternetten ilk okuduğumda Süleymaniye Camii'yi bulmamızın yeterli olacağı yazıyordu. Nitekim öyle de oldu. Çok kısa bir mesafe yürüyorsunuz. Dükkan adını söylemeniz yeterli, herkes çok yardımcı oluyor. 
Sonrası mı? Sonrası eller kollar dolu eve varış.
Sevgiler, iyi haftasonları.

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Çocuklara Mucizeler

Son dakika yetiştirmelerimin meşhurluğundan olsa gerek, halâ üzerimdeki rehaveti atabilmiş değilim. 
Son 1 ay. Gezmeye ve harekete devam. İndirimden bi dünya şey aldım ama şu sıralar öncelikli gündemimiz tabi ki spor! Kilolara elveda demek için sabırsızlanan bünyem, sonbahar modunda. Evet sıcaklara rağmen :)


Hamilelik süresince harika insanlar tanıdım ve bunlardan bir tanesi de Pelin Dalgıç'tı. Lâl'in baby shower partisine bayıldığım günün birkaç gün sonrasıydı sanırım. Kendisi için yaptığı kapı süsüne ölüp bittikten sonra, kafamda başka bir seçenek oluşmasına gerek kalmadı. Nasıl bir şey istediğimi, hangi çiçekleri tercih ettiğimi ve renklerle ilgili seçimimi kendisine ayrıntılı bir şekilde aktardım. 


O kadar ilgili ve sevecen davrandı ki, bundan sonraki süreçte de daha sık sık kapısını çalacağıma eminim :) www.cocuklaramucizeler.com adresinden ya da instagram hesabından (ki ben öyle yaptım) kendisiyle iletişime geçebilirsiniz. Klasik ''bebeğimiz geliyor'' yazılarından benim gibi siz de bunaldıysanız, göz atmanızı öneririm.


Ortanca ve lavanta tercihimi, bütünlük olması amacıyla hastane odasının diğer süsleme detaylarında da kullanmaya karar verdim. Hazırlık aşamalarıyla ilgili detayları ve doğum fotoğrafçımla ilgili ayrıntılı bilgileri daha sonrasında aktarıyor olacağım. Böylece benim gibi araştırma kısmıyla uğraşmadan, önerdiğim adreslere göz atmanız yeterli olacaktır.


Düğün ve doğum gibi önemli anlarda her şeyin içinize sinmesi önemli. En azından benim gibi ayrıntılarda boğulan biri için bu böyle :) Bu yorucu ama keyifli süreçle ilgili iyi dileklerinizi duyar gibiyim. Benimle benzer yolculukta olan herkese bol şans. 

Sevgiler, iyi haftalar.

2 Ağustos 2014 Cumartesi

Plus Kitchen

Sıcaklar yüzünden elim klavye tuşlarına gitmezken, sesimi duyan gökyüzü patlattı bi yağmur :)
Son 2 gündür yaz modundan sıyrıldım ve başladım sonbahar/kış koleksiyonlarına göz atmaya. 
Az sonra bir oxford ayakkabı ve trençkot ile dönebilirim, zîra alışverişe gidiyorum. Gitmeden de, uzun zamandır takip ettiğim ve bayıldığım, iyi fikirler ve yenilikler konusunda takibe aldığım, ''Garaj'' tarafından hayata geçirilen bir mekandan bahsetmek istiyorum : Plus Kitchen.


Öğle yemeği için sağlıklı ve samimi bir kaçamak yeri mi arıyorsunuz? Ya da ara öğününüzü zencefilli ev yapımı limonata ile geçiştirmek mi istiyorsunuz? Karnınızı doyurduktan sonra bi de üstüne emaye sütlükler ve ahşap sandıklar mı satın almak istiyorsunuz? Hemen Trump Towers'a koşun! ( Sunum baya havalı oldu :) )


1,5 yıllık bir çalışmanın ürünü Plus Kitchen. Felsefesi olan bir mekân. Sağlıklı yaşam temel unsur. Çorba, salata, meze, granola ve içeceklerin çoğu, cam şişelerde sunuluyor. Yediğiniz her ne olursa olsun, üzerindeki küçük etiketlerde kalorileri yazıyor. Yiyeceklerde şeker yerine agave surubu tercih ediliyor. Bu demektir ki, spor sonrası gönül rahatlığıyla uğrayabilirsiniz.


Burada plastik kullanılmıyor. Eğer kavanozları isterseniz (ki bunu size soruyorlar), temizlendikten sonra Japonya'dan gelen Furoshiki bağlama yöntemiyle kumaştan oluşturulan bir bohçayla size veriliyor. Kahvenizi özel tasarlanmış keepcup' larda içerseniz, ilk kahveniz ikram ediliyor. Kısacası, burada çevre ve devamlılık adına gerçekten güzel işler yapılıyor. Tezgahın arka tarafında müşteriler tarafından büyütülen tohumlar var. İsterseniz tohum ve fideleri alıp evde veya bahcenizde de yetiştirebilirsiniz. Çevre dostu emaye kaplar, cezveler ve fincanlar da almadan edemeyeceğiniz ürünlerden.


Nefis tatlılardan bahsetmiyorum bile :) Tüm yiyecekler günlük, içiniz rahat olsun.
En kısa sürede Kanyon ve Nişantaşı'nda da şubelerinin açılacağını duydum, ilgilenenler için küçük bir bilgi. Web sitesi : http://www.pluskitchen.com.tr
Şimdiden iyi haftasonları, sevgiler.