30 Ekim 2013 Çarşamba

Lu Loves Handmade

 Son bir haftadır bi yandan Le Petit'in fotoğraf çekimleri, bir yandan web sitesindeki değişiklikler, bir yandan da bitmek bilmeyen misafirler sebebiyle yazma işini ucundan kıyısından aksattım sanırım. Yılmak yok, mutfakta vakit geçirmek iyidir. Terapim :)

Koskoca 1 haftada neler mi oldu?
Henüz fikir aşamasında olan ve sürekli beyin fırtınası yaptığımız yeni bir iş kolu var. Henüz kesinleşmemesiyle birlikte, Le Petit'in work shopları yaz başı faaliyete geçiyor olacak. Ablamla benim enerjim birleşince, eşim de tüm kalbiyle destek olunca, harika bir takım olduk. Bu aralar gündemimiz budur. Semt tamam, bir de bahçeli bir ofis dileği.


Bugün ise geleneksel İkea ziyareti günüydü. Yeni yılı erken getirdim sanırım, zîra şimdiden yılbaşı ağacımızın süslerini ve ışıklarını aldım :) İçimde gereğinden fazla bir mutluluk. Yeni yıl hediyesi arıyorsanız Le Petit'in yeni ürünlerine mutlaka göz atın derim. Çok eğlenceli şeyler hazırladık. Abartısız ama eğlenceli. Sanırım huzurlu olmak, yaratıcılığı da etkiliyor. Genç kalmak için etraftaki tüm kötü enerjilere son. Şiddetle tavsiye.


Yeni keşif. Eğlenceli bir blog. luloveshandmade.blogspot.com haftanın tüm yorgunluğunu aldı ve içimde yepyeni şeyler yapma hisse uyandırdı. Bu renkli ve yaratıcı blog'un sahibi Lu ve onun sihirli bakış açısını siz de çok seveceksiniz.


Ekim'in bitmesine 1 gün kala, benim bu geceki planım patlamış mısır keyfi. Yarın koşup vicdan azabını ortadan kaldırabiliriz, ama huzurlu ve lezzetli bir akşamı geri getiremeyiz öyle değil mi? Dooooğru mutfağa! İyi haftalar.

18 Ekim 2013 Cuma

Ellen

Bizim bitanecik Ellen'ımızın ele-ista.faksimile.no'daki son yazısı 3 ay önceydi ve bilmeyenler için, yeni blog tanıtımı keyif ile yapılır. elleblogg.no/elen gururla sunar :)





 elleblogg.no/elen

Not: Evde pineklemenin verdiği mutlulukla, yağmurlu bir İstanbul akşamı evde tek başımayım ve biiir sürü yeni blog keşfediyorum. Sıcak bir çikolatanın keyfi paha biçilemez. Yarın dikiş günü. Gelsin yeni ürünler. 

Mutluyum, mutlusun, mutlu.

14 Ekim 2013 Pazartesi

MBFW 2013

İstanbul'un en önemli moda etkinliği haline gelen Mercedes Benz Fashion Week İstanbul için nefeslerimizi tuttuk ve 7 Ekim'de başlayan bu görsel şöleni 5 gün boyunca büyük bir heyecanla takip ettik. Toplam 43 defile ve sunum izledik. 

New York, Miami, Berlin, Sidney, Moskova ve Tokya'dan sonra İstanbul'a da isim sponsonluğu yapmaya karar veren Mercedes-Benz, Kuruçeşme Arena'daki etkinlik alanında kurulan Mercedes-Benz Lounge'da davetlilerini ağırladı.


Birbirinden değerli isimlerin yanı sıra, yeni yetenekler de ön plandaydı. Cengiz Abazoğlu, Argende, Ayhan Yetgin, Burçe Bekrek, DB Berdan, Ece Gözen, Emre Erdemoğlu, Günseli Türkay, Hakan Akkaya, Lug Von Siga, Zeynep Tosun, Niyazi Erdoğan, Raisa-Vanessa Sason, Tuvanam, Özgür Masur, Özlem Kaya tasarımcılardan sadece birkaçıydı..


Bu sene Fashion Week'in tartışmasız en cool kadını Didem Soydan'dı! Özgür Masur, döktürmüş, Didem de ışık saçarak yürümüş :) İşte benim favorilerim arasına giren tasarımlar :





Bayram için küçük bir mola. Tatilin tadını çıkarın.
Şimdiden herkese iyi bayramlar.

9 Ekim 2013 Çarşamba

Young Icon : Maria Van Nguyen

Blog'umun sağ tarafında favori blogların bir listesi mevcut. Senelerdir aksatmadan takip ederim. Kimi evlendi, kimi şu an hamile :) (Ör: calivintage)
Artık o listeye yeni bir adres daha ekliyor olacağım.
Sadeliğine ve uyumlu tercihlerine bayıldığım Maria Van Nguyen bugünkü konuğum. En beğendiğim kombinlerini derledim, topladım, düzenledim.

Göz atmak isteyenler için : vanillascented.freshnet.com

http://vanillascented.freshnet.com/

30 Eylül 2013 Pazartesi

Sunday

Sergi ve sevgi dolu güneşli pazar.

Geçen haftadan beri halâ tam anlamıyla iyileşmiş değilim. Bağışıklık sistemim sağolsun, koca bir hafta evde oturmamı sağladı. Geçen pazar Gözde'nin davetine karşılık veremeyip Blogger Bazaar etkinliğine katılamamıştım. Onun vicdan azabıyla bu pazar attım kendimi dışarı, aldım yanıma Nikon'umu.

Bolca sergi gezdik, bolca fotoğraf çektik. Akşamına da çok sevdiğimiz bir arkadaşımızın evine konuktuk. Terasta o kocaman koltukların içine gömülünce, bi yandan mumlar, bi yandan pizzalar.. Le Petit'in reklam işleriyle ilgili beyin fırtınası yaptık, hatta daha da ileri gidip cafesinin konseptini bile oluşturduk :) Diyet mi? O halâ sürüyor, dün akşamki ufak bir kaçamaktı sadece :) Sonra, mis gibi bir dostla tanıştık. Golden'ların en temizi, en anlamlı bakanı, en söz dinleyeni. Onunla ilgili sevgi dolu planlarımı bir sonraki sefere sakladım. 

İşte dünkü serginin fotoğraflarından birkaç kare.
Havalara aman dikkat, iyi haftalar.






28 Eylül 2013 Cumartesi

Lady Moriarty

 Zor bir hafta.
Topshop turum yalan oldu çünkü halâ griple boğuşuyorum.
Hastalanmak işime geldi, yarım kalan bütün işler bitti. Dikiş makinamın daha çok sesini duyuyor olacağım mesela, çünkü kalıp çıkarmaktan tutun da, üretime geçmekle ilgili siteye yeni bir link ekledik tasarımcı arkadaşımla. Yeni heyecan, bitirmiş olmanın verdiği rahatlık. Yeni bloglar, sokak modası ve sonbahar trendleri. Yarın yine koşu günü. Hastalığın geçmesini beklemeye niyetim yok. Yeni kitaplar alacağım. Bir yandan onun listesi, bir yandan hasta çorbası yapımı. Arayan soran bütün dostlara tekrar teşekkürler.

Şimdi sizi yeni keşfim ladymoriartyinparis.blogspot.com ile sizleri baş başa bırakıyorum.







http://ladymoriartyinparis.blogspot.com/

24 Eylül 2013 Salı

Stil

Tuşlara dokunmak ve yazmak için biraz bekledim çünkü arada durmak iyidir.

Bu hafta da sağlıklı yaşam listemize sadık kaldık ve yağmur çamur dinlemeden, pazar sabahı dooğru koşuya. Şimdiden 2 kg. verdim bile. Hani nerede havai fişekler, kutlamalar? :)


Bu arada www.girlshygirlguide.com'un tatlı yazarı Gözde, pazar günü yapılan Blogger Bazaar etkinliğine davet etti beni. Taksim'deki Mürekkep'ti adres. Ama keyifli geçeceğinden emin olduğum bu etkinliği kaçırdım çünkü evden çıkmak için gerekli gücü bulamadım kendimde. Derken.. derken.. sonuç : gribim :( Gözde'ye zarif daveti için burdan tekrar teşekkür ederim. Bir dahaki Blogger Bazaar etkinliğinde bolca sohbet etmek dileğiyle. 


Tabi bu gribin bir sebebi var.. Cuma akşamı gerçekleşen doğumgünü partisi için seçilen yanlış elbise ve yağmurlu pazar sabahı koşusu. Hastalık için davetiyemi kendi ellerimle hazırlamış oldum. Pişmanlık yok, çünkü uzun zamandır bu kadak yüksek sesle kahkaha attığımı hatırlamıyorum. 


Bu haftanın özeti, babamdan ıspanak tarifi aldım ve resimlerden de anlayacağınız gibi sevdiğim bir stili paylaşmak için uygun zamanı kolladım. Miroslava Duma'ya hayran olunur da, yakın arkadaşına olunmaz mı? :) Natasha Goldenberg'in Instagram hesabına göz atın, Abartılı seçimlerinde bile bence gayet eğlenceli ve zarif. Çocuk yapıp incecik kalan kadınlara duyulan hayranlık arttı da arttı :)


Aynı zamanda, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Bebek Şenliği'nde rastlamış olacağınız renkli bir standtan da hemen kısacık söz etmem gerek. Yakınlık torpili falan değil, önce bunu belirtelim :) Artık yepyeni ve eğlenceli ayakkabılar için dolabınızda yer açmamız gerekecek. www.naturalworldeco.com'u inceleyin derim. Ya da en iyisi çilek kokusunu takip edin. Zîra bu ayakkabılar nefiss kokuyor! Test edildi, onaylandı.

..ve yarın.
Geleneksel Topshop günü.

Herkese mutlu bir son Eylül haftası.

16 Eylül 2013 Pazartesi

List

 Eşimle uzun zamandır ertelediğimiz ''yapılacaklar listesi'' ni nihayet tamamladık, altına da imzalarımızı atıp, buzdolabına yapıştırdık :) Ana fikir, sağlıklı yaşam. 
Uygulama konusunda en ufak bir kaçamak olmamasını umuyorum.

Gelelim haftasonuna. Sağlıklı beslenme programımızı gözden geçirip, dün akşamki seçimimizi balıktan yana yaptık. Akşam ıvır zıvır hiçbir şeye elimiz gitmedi ve bünyeye bol bol yeşil çay yüklemesi yaptık. Her şey, karar vermekle başlar. Bu yüzden sakin ve mutlu bir pazardı. Küçükken çaldığım mandoline tekrar kavuştum babam sayesinde. Benden önceki nesille birlikte tam 50 yıllık geçmişi olan bu değerli eşya, sadece eşya değil benim için. O yüzden şimdi evimin baş köşesinde. Arada elime alıp, hatırlamak için.


Listeme sadık kalmaktan ötürü duyduğum gururla, kışa ve kara duyduğum özlemle, evimde de, dolabımda da, kendimde de köklü değişiklikler yapıyorum. Evet kiloları takmayız, diyet programlarını erteleriz, kimin ne düşündüğünü umursamayız falan filan.. Ama bir yerden sonra azıcık çeki düzen vermekten zarar gelmez. Gittim saçlarımı kısacık kestirdim, harika bir sergi gezdim ve kendime vakit ayırdım. Harika bir haftaydı, çünkü ertelediğim her şey yeniden canlanmaya başladı. 

Not : Microminiature Museum'u mutlaka görmelisiniz. Saç teline ya da pirinç tanesine yapılan minyatürler inanın çok etkileyiciydi.


Şimdi süper bir kış listem var. Alışveriş için doğru zaman. Siyah bir çizme, çizgili bir tişört ve bordo rengi cepte olsun. Siyah olmazsa olmaz. Pötikareli bir trençkot ya da palto, deri kalem etekler, tüvit ceketler, zarif takılar ve eğlenceli broşlar.. Dergide yazmamla ilgili editörün istediği yazı az sonra parmaklarımın ucundan kağıda dökülmüş olacak. Laptop'ta bir dosya oluşacak demek daha doğru sanırım :) Belki yakın zamanda ikinci el bir daktilo alırım. Bolca kek kokusu, zevkle ağırlanan dostlar, yeni pijamalar ve kitaplar.


 Eylül ayında ne yapmalıyım diye düşünmeyin, plan ve projelerinizi ertelemeyin. Adım atın, başarısız olmaktan korkmayın ve spor yapın. Ben yeni bir spor ayakkabısı ile kendimi teşvik ediyor olacağım. Haftanın 4 günü için başka program yapmayın. Bir sonraki yaz, elimizde harita ile yeni şehirler ya da ülkeler keşfedeceksek eğer, enerji depolamamız şart! Aynı anda başlarsak, kaytarmak için şansımız kalmaz :) 
Bronzluğumuzun geçmek üzere olduğu gerçeğini kabulleniyoruz ve sonbaharı dolu dolu geçiriyoruz.

Herkese mutlu haftalar.

10 Eylül 2013 Salı

Vivetta Fall 2013

Bu sabah, her zamankinden daha mutlu uyandım. 
Sıcaklar bitmiş, dışarıda hafiften bir yağmur havası ve Bozcaada'dan gelecek reçellerin sabırsızlığı. Evet, güneşi görünce enerjsi yükselen ben, kış için sabırsızlanır oldum. Yeni yıl haftasındaki ışıklar, hediyeler ve dilekler artık daha çok cezbeder oldu. Belki bu hafta küçük bir kış alışverişi. Biraz da sıcak çikolata stoğu.

Yaşlandım, değiştim, ya da güzel süprizlerin heyecanı, bilemedim.


 Az sonra yeni bir butik pasta için kolları sıvayacağım. 
Ama şimdi, 60'lı yılların esintisini taşıyan tasarımlarıyla kışı renklendirecek Vivetta'nın koleksiyonunda sıra. İlk bakışta Anna Karenina'nın modern versiyonunu anımsatan parçalar oldukça eğlenceli ve farklı.


Benim tercihim bu kış siyahtan yana olacak. Ama tercihini kar kış demeden renklerden yana kullanacak olan okuyucularım için küçük bir seçenek olabilir Vivetta.


El yaka modeli yeni koleksiyonunda yine ön planda. Sıradanlaştığını düşündüğünüz elbiseleriniz varsa, hayal gücünüzü devreye sokarak ufak dokunuşlar yapabilirsiniz. 
Belki bir yaka, belki şık bir vintage broş.

  yukarıdaki resimler alıntıdır

3 Eylül 2013 Salı

OhPageBoys

Hayatında köklü değişiklikler yapmak isteyen sadece ben değilmişim.
Babamın çocukluk hayali olan ada yaşantısı biraz onun cesareti, biraz da bizim hevesimizle bu kış nihayet gerçekleşiyor. Ufaktan bahçeli bir ev bakmaya başladık bile. Renkli bir hamak, olta, gramofon ve balık keyfi. Düşüncesi bile o kadar mutlu etti ki, taşınma süresince hissedeceğimiz yorgunluk inanın gözümüzde büyümüyor. Artık Burgazada'lıyız ve adım atma süresince anladım ki, bu sadece babamın hayali değilmiş.


Az sonra, elbiselerin fotoğraf çekimi yapılacak ve güne güzel başlamamı sağlayan Kitsune Kun'ın renkli dünyası ohpageboys.blogspot.com ile sizleri başbaşa bırakıyorum. Eylül'ün serin serin gelmesinden midir bilinmez, kış hayali ile tarçınlı yeşil çayımı ve sıcacık haşhaşlı poğaçaları aldım başucuma. Yazın son demleri ve şimdi yeni bir blog keyfi.


Küçüklüğünden beri tasarım tutkusu olan ve artık bunun önüne geçemeyen Kathryn, etsy'de küçük bir dükkan oluşturuyor ve eski ya da el yapımı ürünlerini satışa sunuyor. Ben, lookbook.nu sayesinde keşfettim onu. Ama chictopia.com'dan da abartısız ve renkli tarzını takip edebilirsiniz.

26 Ağustos 2013 Pazartesi

Bodrum

..ve kavuştuk.

Bu bir tatil yazısından çok, yeni bir Begüm'ün habercisi. Bir çeşit terapi. Biraz dedikodu.
Gitmeden önce yapmayı planladığım şeylerin büyük bir kısmını gerçekleştirdim. Huzurlu bir tatildi. Yüzdüm, uçtum, dans ettim, fotoğraf çektim, okudum. Uzun zamandır yapmaya cesaret edemediğim her şeyi yapmaya karar verdim. Hayatımı tümüyle değiştirmek için hazırım. Bazen bütün o koşturma içinde kişiler kendi sesini duymayı erteliyor. Bodrum'da kaldığım süre içinde, erteleme durumunu gereğinden fazla uzattımı gördüm. 
Nikon'umdaki kareler şimdilik bilgisayarda kalmaya devam etsin.

İşte Instagram'dan tatil günlüğümün bir kısmı.


11.10 uçağı ile bulutları gördüm. 


Adım atar atmaz kendime göre bir araba buldum. 


İlk günün kerameti midir bilinmez, güneş yağımı dalgalar sahiplendi. 
Eda Taşpınar imdadıma koştu, beni bir güzel bronzlaştırdı. 
Lâkin sıfır faktör kullanmak pek akıllıca değil, gidenlere tavsiye :)


Bir sürü küçük jaws ile tanıştım.
Hepsi de sosisli sandiviç hayranıymış. Mümkünse hardallı olsun. Nereden bilebilirdim :)

Dönmeye yakın terasımıza ve ailelere birkaç küçük hediye aldık. Tonton bir teyzenin değerlendirdiği tenekeleri gördüm, aşık oldum ve rokalarımı ekmek için şimdi renkli bir bodrum saksısı hazırlıyorum şimdi evime.


Üzüldüğüm tek şey, ışıklı kabakların bavuluma sığamaması. 
Alaçatı'da tıpkısının aynısından bulma ümidiyle.


1 haftalık tatil dolu dolu geçti. 
Giderayak keşfettiğimiz bu mavi kapılı eve bayıldım.
Yeni yeni bir sürü karar aldım.


Paraşütle uçarken attığım çığlıkları şimdi gülerek anlatıyoruz. 
İtalyan mutfağına olan aşkım daha çok arttı.
Harika müzikler keşfettim, bir tanesine ortak oldum.
Boş durmadım, 3 tane blog keşfettim. Bir sonraki yazım için hazırlık yaptım.
Gaza geldim, saçlarımı kestirdim. İmaj değişikliği iyidir.
Ayağımın tozuyla yogaya başladım.

Vakit, fotoğraf çekimi vaktidir. Ürünler tezgâha!
Sevgiler.

15 Ağustos 2013 Perşembe

Holiday

Son bir haftadır değil yazmak, sevdiğim blog'lara bile göz atamadım. 2 günde bir düğüne davetliydik. En son Nossa Costa'da final yaptık ve bavul hazırlamaya vakit bulabildim. Evet yarın tatile gidiyorum. Son iki senedir izin tarihlerim yaz aylarını teğet geçtiği için, sonunda ucundan kıyısında balayı programımızı yapabildik. Santorini planımızı bayrama erteledik, zîra kalabalık bir arkadaş grubuyla gitmek daha cazip geldi :) 
Bayanlar baylar, ben yarın uçuyorum ve Bodrum'a sizin güzel enerjilerinizi iletiyorum. 


Plaj çantası alma derdim ortadan kalktı ve annemin gençliğinden kalan hasır çanta ilaç gibi geldi. Şu anda bavulumun ennn üst kısmında yeri hazır.


Fotoğraf makinamla ilk tatilimiz ve çok heyecanlıyız :) 
Kendisi bavula girmek istemediği için, uçakta cam kenarı bir koltuk ayarladım ona. Bulutları görsün, bol bol fotoğraf çeksin ve tatil sonrası post'um için sözümden çıkmasın.


Instagram'dan tatil günlüğümü paylaşıyor olacağım. Merak edenler http://instagram.com/bgmerer adresinden takip edebilirler. 
Blog içinse artık dönünce görüşüyor olacağız.

Daldığım, uçtuğum, dans ettiğim, fotoğraf çektiğim eğlenceli bir tatil olsun.