23 Mayıs 2014 Cuma

Margaret Howell Spring 2014

Hepimiz için çok zor ve yıpratıcı bir haftaydı. Yazmak istemedim. 
Halâ da, cümleye nasıl başlarım inanın bilmiyorum. 
Tam ortadan giriyorum mevzuya, mazur görün.


 Sade ve erkeksi çizgileriyle tanınan Margaret Howell'ın yeni koleysiyonuna tek kelimeyle bayıldım! Keten kumaşların güzelliği, renklerin abartısızlığı nasıl güzel. Zaten yazın cazibesi de bu değil mi? Daha hafif giysiler, daha açık renkler, sandaletler.. Yani bir İngiliz markası yine farkını konuşturmuş ve inanılmaz tasarımlar yapmış. Kimseyle yarışı olmadan mutluluk yayan işleri de fikirleri de seviyorum. 
Hep birlikte koleksiyona göz atalım mı?







Normalde Haziran-Temmuz aylarında çiçek açan ıhlamur ağaçlarının kokusunu bu hafta ilk kez duydum ve tüm haftamı güzel kıldığı için kendisini cümle içinde kullanmayı borç bildim :) Onun dışında.. bir sonraki yazım için detaylı bir araştırmaya girdim, kağıt kalemi hazırlayın kızlar. Zîra, güneşten korumamız gereken bir cilt ve yıpranan saçlarımız var. Bakım şart! Nefis ürünler önericem, not edelim, uygulayalım, ışıldayalım.
Güzel havanın tadını çıkartın. Mutlu hafta sonları. 

9 Mayıs 2014 Cuma

Baby Shower

 Tüm haftam okumak, not almak ve karar vermekle geçti. Neler mi yaptım?

- Yepyeni bir kitap aldım ve herkese tavsiye ederim : Jımı Hendix - Sıfırdan Başlamak.
-  Mızıka almaya karar verdim.
- Cebimdeki kocaman listeyle, bahçedeki gülleri ziyaret ettim. Yaşasın Hıdırellez!
- Atölye Modern'den verdiğim sipariş elime ulaştı. 
- Zeyy Jewellery'de nefis bir şahmeran buldum.
- Geçen haftaki yazımda bahsettiğim limon ağacının temellerini attım. Limon çekirdeklerimi biriktirdim. 1 haftadır her gün yenilenen su değişimi ile bekleme aşamasındayım. Haftaya toprakla buluşuyor olacağız. 
- ..Ve bugünkü yazımın konusunu oluşturan ''Baby Shower'' partim için listemi hazıradım.


Herkes mutlaka ucundan kıyısından başkalarına yardımcı olmuştur parti organizasyonu konusunda. Düğün telaşıyla yarım kalan tüm fikirleri bu sefer şansa bırakmama ümidiyle, tam 1 ay önceden sıvadım kolları. Çocuklarla ilgili kutlamalarda, yıl dönümlerinde ya da düğünlerde bana en yakın gelen tarz sanırım Shabby Chic. Her şeyin pespembe ya da masmavi olduğu, mutlaka bir çizgi film kahramanının seçildiği görüntülerden olabildiğince uzağım yani. Doğal olan her şey iyidir.


Listemde neler mi var? Gelen misafirlere dağıtılacak hediyeler için ''çuval''dan yararlanıyor olacağım mesela. Bahçemizde kocaman bir çınar ağacı var ve başrolde o olmalı. Üzerine asılan beyaz kafesler, taze çiçekler, ev yapımı reçeller, ışıklar, cheesecake'ler, sandıklar, pötikareli masa örtüsü, ev yapımı limonata, yine ''çuval'' yardımı ile hazırlanan runnerlar, lavanta keseleri, fonda hafif bir müzik ve el yapımı davetiyeler.. Düşüncesi bile mutlu ederken, detaylar için malesef hepbirlikte Haziran ayını bekliyor olacağız :) 

   yukarıdaki resimleri alıntıdır

29 Nisan 2014 Salı

Recipe

 Çok sevdiğiniz bir aile dostunuzun blog'u varsa, hele de onun zevkine ve fikirlerine güveniyorsanız, tabi ki paylaştığı çoğu şeyi not edersiniz ve keyifle denersiniz. Bu sabah evimi saran çilekli kekle de bu şekilde tanıştım. Atolyenott'un en son paylaştığı tarifi görünce hamilelik hormonları devreye girdi :) Yalın anlatımı sayesinde soru sormama da gerek kalmadı ve kahvaltı faslı biter bitmez mutfağa girdim. Gerçekten çok lezzetli, o yüzden ben de sizinle buradan paylaşmak istedim. 
Malzemeleri not edebilirsiniz, hazırsanız başlıyorum :


2 yumurta
 100 gr. Teremyağ Gurme
 1 su bardağı pudra şekeri (daha sonra üzerine de serpiyor olacağız)
 1,5 su bardağı un
 1 paket kabartma tozu
 1 paket vanilin ve çilek. (çilek miktarı size kalmış)

Önce, oda sıcaklığındaki yağ ile pudra şekerini çırpalım. Hemen sonra sırasıyla yumurta, un, vanilin ve kabartma tozunu ekleyelim. Çırpmaya devam. Ufak bir kek kalıbını yağlayıp, hazırladığınız karışımı içine dökün. Tabi bu arada fırınınızı 170 derecede önceden ısıtın mümkünse. Yıkayıp ikiye böldüğümüz çilekleri karışımınızın üzerine dizin. Sonra doooğru fırına! 


Pişme işlemi bittikten sonra da henüz kek sıcakken hemen üzerine pudra şekeri serpiyoruz eleyerek. Sonra mı? Sonra kendinizi kocaman bir dilim ayırıp afiyetle mideye indiriyorsunuz.Ani bir misafire karşı yapılacabilecek pratik bir kek tarifi. Ben sevdim. 
Sırada 2 tavsiye daha var. Biri kendi limon ağacımızı dikmek, ikincisi de ev yapımı cevizli ekmek. Mutlaka sizinle de paylaşıyor olacağım. Ama önce benim kolları sıvamam gerek :) Atolyenott sayesinde daha çoook tarif not ederiz, benden söylemesi. 
Herkese sevgiler, iyi haftalar.

28 Nisan 2014 Pazartesi

Shoes & One Day

Pazar sabahı kahvesini Çukurcuma'da içtim, 5 ayın toplam kilo alımının 3 kilo olduğunu öğrendim ve yeni bir çilekli kek tarifi buldum. Sizce bu kasvetli hava keyfimi kaçırabilir mi? Tabi ki hayır! 


O halde benim bitanecik Ellen'ımın benzer iki ayakkabı tercihiyle haftaya merhaba diyelim ve iki farlı kombine göz atalım. Bu ayakkabılar benim bu seneki favori parçam. Hem kullanışlı, hem şık hem de rahat. İster Ellen'ın yaptığı gibi skinny bir jeanle ya da yaz kokan sade bir elbiseyle ölümsüzleştirebilirsiniz seçiminizi.


Bu arada, yarın Toms önderliğinde anlamlı bir etkinlik var Bebek Parkı'nda. One Day Without Shoes adıyla 18:00-20:00 saatleri arasında gerçekleşecek olan etkinlik için tek yapmanız gereken, ayakkabılarınızı çıkarmak ve kampanyaya destek olmak! İlgilenenler için küçük bir not. 

26 Nisan 2014 Cumartesi

Geraldine Cooks

Yağmurlu haftasonunun beni en mutlu eden yanı, yaz kokusu sinmiş kızılcıklarımın şerbet haline gelmesiydi. Derin dondurucu denen şeyle aramızda derin bir bağ var :) Zîra önümüzdeki kış için şimdiden hazırlıklara başladık ve minik incirler için balkonda geniş bir yer açtık. Yeni reçeller, marmelatlar, soslar.. 
Tüm yaz karınca gibi çalışmaya hazırım.


Şimdi sırada, uzun zamandır rastladığım en iyi yemek ve gezi blog'u Geraldine Cooks var. 
Yani bu seferki keşfim, modayla ya da DIY projelerle ilgili değil. Okumaya ve keşfetmeye başladığım andan itibaren beni rahatsız eden tek bir satır bile olmadı. www.geraldinecooks.com'a göz atmanızı şiddetle tavsiye ederim.


Sade ve açıklayıcı anlatımının yanı sıra, fotoğrafları ve fikirleri de çok sevdim. En kısa zamanda denemek istediğim ve yemek defterime eklemek için sabırsızlandığım harika tarifler var. Hele de benim ilk göz ağrım Cunda'mı, oranın pazarını ve taze meyvelerini de görünce.. Kasfetli cumartesiyi bu kadar keyifli hale getiren Eda İlham'a kocaman sevgiler! 


Kendisini Instagram üzerinden de takip edebilir, paylaşımlarını güncel olarak oradan da izleyebilirsiniz. Havanın soğukluğunu bahane etmeden atalım kendimizi dışarı ve eğlenceli bir haftasonu geçirelim. 

17 Nisan 2014 Perşembe

DIY

Yaşasın Nisan! 
Ay tutulmasıydı, dolunaydı geride kaldı ama nedense ben hiçbir şey hissetmedim :) 
İşi eğlenceli hale getirip maydanoz ektim, mutfağımın baş köşesine koydum ve bolluk bereket diledim. 




Yaz kapıya dayandı sayılır, o yüzden küçük el çantaları gece için her zaman kurtarıcıdır. Resimdeki örnek pek benim tarzım değil ama taşları sevenler mutlaka vardır. Ufak bir öneri olur sebebiyle paylaşmak istedim. Asılın kızlar Pinterest'e, yeni keşifler yapalım, yaz için listeleri hazırlayalım ve yaratıcılığımızı gösterelim :) Sevgiler.

6 Nisan 2014 Pazar

Just Another Me

Bu haftam oldukça hareketli geçti. 
Cinsiyet öğrendiğimiz bir doktor kontrolü, kızkıza alışveriş turu ve mis gibi kokan bir nisan ayı karşılaması. Yolu yarıladık ve keyfim gayet yerinde. Aşermeydi, bulantıydı, uykuydu, ruh hali değişikliğiydi.. hiçbirinden eser yok! :) Sürekli bir gezme isteği, güneşi hissetme arzusu ve tatil planları. Hazirandaki Bozcaada gezisi için gün sayıyorum. Bu sebepledir ki, içimdeki alışveriş canavarı geri döndü :) Bebeğe gelen hediyeleri kıskanmış olmalıyım ki, bugün tüm eksiklerimi tamamladım. 


Klasik hamile kıyafetlerini bir türlü sevemedim. Bebek baskıları, anneye mesajlar ve gereğinden bol herşey. Önemli markaların koleksiyon çalışmaları hız kazansa.. Eyy Topshop, Yargıcı ve Cos!  Bizi neden düşünmüyorsunuz? :) 


Gelelim bugünkü yeni keşfime : Just Another Me. 
Daha önce Kanada'da mimarlık okuyan Lisa Dengler, şu anda New York'ta yaşamakta ve tüm zamanını blog'una ayırmakta. Gıda, seyahat, moda, sanat ve çikolata onun vazgeçilmezleri. 


Klasik ve sade tercihlerini sevdim. Renk tercihleri birbiriyle o kadar uyumlu ki, kombin yapmakta çok da zorlanmasa gerek. Mutlaka haberiniz vardır, Birkenstock'un Arizona model terlikleri pek popüler son zamanlarda. Ben de bayılıyorum ve en kısa sürede almak istiyorum. Lisa'nın da tercihi bu yönde olmuş ve muhtemelen tüm yaz bu rahatlığın tadını çıkarıyor olacak.

25 Mart 2014 Salı

H&M Conscious Collection Spring 2014

Bahar geldi!
Pazar günü tüm arkadaşlar Sapanca'ya davetliydik. Sabahın köründe yola çıkmanın verdiği enerjiyle, harika bir gün geçirdim. Ormanda yürüdük, köpekleri bahçeye saldık ve tüm gün sürekli bi şeyler yedik :) Ne o mangalın keyfini unuturum, ne o sohbeti, ne de Işıl teyzenin özenle hazırladığı o kocaman kahvaltı masasını. 
Her bir hücrem oksijen dolu, o zaman hadi biraz yeni koleksiyonlara göz atalım :


H&M, 10 Nisan'da mağazalarda yerini alacak harika bir koleksiyon hazırladı. Tanıtımını yapan model Amber Valletta ve bence harika bir seçim olmuş. Koleksiyondaki amaç, organik pamuk, kenevir.. gibi geri dönüştürülmüş materyalleri ön plana çıkarmak.


Amber Valletta, H&M ile geri dönüşüm konusunda aynı değerleri paylaştığını, H&M Conscious kampanyasında çalışacağı için çok heyecanlı olduğunu, modadan ödün vermeden de kaliteli kumaş materyalleri kullanılabildiğini belirtir.


Esin kaynağı olarak flamenko ve bohem görünümlerinin bir arada kullanıldığı Conscious Exclusive koleksiyonundaki dramatik ve karışık detaylı parçalar sürdürülebilir malzemelerle neler yapılabileceğini gösteriyor. Conscious Exclusive dünya çapında seçili 150 H&M mağazasında satışa sunulacak.

Benim şimdiden 2-3 favori parçam oldu. 
İsterseniz koleksiyonun tanıtım filmine birlikte göz atalım : 

21 Mart 2014 Cuma

A.B.K

Son bir haftadır boğuştuğum grip maduriyetini, naneli şeker ve ıhlamurla atlattım :) Malumunuz, ilaç kullanmam yasak. Neyseki kısa sürede toparlandım ve yine bir Calivintage seçimiyle geri döndüm. 

Güneşi gören bünyem, baharı selamlar ve a.b.k.'yı gururla sunar.


New York'ta bulunan bu harika markanın fiyatları pek ucuz değil, kabul. Ama mutlaka size ilham olabilecek ya da paraya kıyıp alacağınız parçalar vardır, garantisi benden. Sandaletten, cüzdana, çantadan, bardak altlığına kadar pek çok ürün mevcut. Hatta olayı abartıp taşlara bile deriden kılıf yapmayı akıl etmişler :) Göz atmak isteyenler için web sitesi : http://abknyc.com/


Verilen siparişlerin tamamlanması 2-3 haftayı buluyormuş. İlgilenenler alya.abk@gmail.com'a renk ve detaylar hakkında mail atabilirler. Ya da benim gibi alternatif üretip, güvendiği bir ayakkabı imalat merkezine sevdiği modellerden götürüp daha kısa sürede de yaptırabilir. Karar sizin.


Bu arada, biliyorsunuz ki bugün Down Sendromu Farkındalık Günü. Bununla ilgili olarak, pazar günü Kabataş İskelesi'nden otizmli çocuklara dikkat çekmek adına saat 13.15'te herkes  kendi balonunu uçuruyor olacak. Eğer başka bir planınız yoksa, mutlaka katılın derim. 
Unutmayalım ki, gerçek dostlar kromozom saymaz. Sevgiler.

13 Mart 2014 Perşembe

#berkinelvan

 Başta Berkin Elvan'ın acı kaybı olmak üzere, ard arda toprağa verilen gencecik kalplere duyduğum saygıdan ötürü, hiçbir şey olmamış gibi yeni blog tanıtmak ya da moda hakkında bişeyler karalamak istemedim. Yoksa bu durum ne duruşuma, ne bana öğütlenenlere, ne de okuduklarıma yakışırdı. Bu haftalık hepinizden izin. Eminim sizin de, tıpkı benim gibi okumak istediğiniz başka şeyler olacaktır. Sevgiler.



10 Mart 2014 Pazartesi

Oh Dear Drea

 Uzun zamandır hiç bu kadar yorucu bir hafta geçirmemiştim.
 Her gün yeni bir konuk, mutfakta geçen saatler ve akşam çekilen bel ağrıları. 
Neyseki bu sabah yağmurla güne başladık ve inanılmaz iyi geldi. Tüm gün evde pinekleyecek olmanın keyfini çıkarıyorum şu an. Battaniyemle daha bi samimi olduk, kitabımızı elimize aldık ve kasvetli havanın tadını çıkardık. Yarını da atlatır atlatmaz artık sabah-akşam yürüyüşler başlıyor olacak. İlkbaharın enerjisini dünyalara değişmem. 


Biliyorsunuz ki, bugün Fashion Week'in ilk günü. Birbirinden güzel tasarımları ve konukların seçimlerini heyecanla bekliyorum paylaşmak için. Bunun da hevesiyle iki arada bi derede yeni bir blog keşfim oldu. Güney Florida'da yaşayan renkli bir aile ve blog'ları Oh Dear Drea. Bir gün mutlaka kitap yazmak isteyen ve nefis yemekler yapan annemizin gözünden mütevazi yaşamlarını keşfediyoruz. 


Artık sosyal medya çılgınlığı almış başını giderken, tabi ki bu blog'u da instagram'dan keşfettim. Küçük kızına bayıldım ve en önemlisi de paylaştığı her kare çok içten geldi. Takip etmek isteyenler için adres : http://ohdeardrea.blogspot.com.tr


Küçük bit not : Harika tasarımlar keşfettim ve mutlaka göz atmanızı istediğim için sizinle paylaşmam gerek. Son zamanların favorisi Erins Window için mutlaka ayrı bir yazı yazıyor olacağım ama önden bi göz gezdirin derim. Ben de seramiklerden broşlar yaptığım için, daha bir ilgimi çekti. Görür görmez vurulduğum bu eğlenceli tasarımların adresi http://www.etsy.com/shop/erinswindow.
Herkese mutlu haftalar.

   http://ohdeardrea.blogspot.com.tr/

7 Mart 2014 Cuma

Oscar 2014

Sinema dünyasının en prestijli ödül töreni olan Oscar'ı geçtiğimiz günlerde nihayet izleyebildik. 
ABD'nin Los Angeles kentinde düzenlenen bu görkemli törenden American Hustle 10 dalda aday gösterilmesine rağmen geceden eli boş döndü. Gravity ise 7 ödülü birden kaptı. Gecenin sosyal medyaya yansıyan en eğlenceli olayı ise, Ellen Degeneres'in selfie'si oldu :)


Jennifer Lawrence : Dior, Kate Hudson : Versace, Angelia Jolie : Elie Saab, Emma Watson : Vera Wang, Jessica Biel : Chanel Haute Couture, Camila Alves : Dolce Gabbana, Penelope Cruz : Giambattista Valli Haute Couture, Lupita-Nyongo : Prada, Cate Blanchett : Armani, Charlize Theron : Dior Haute Couture elbisesiyle göz kamaştırdı. Herkesin favorisi Camila Alves'ti, ama nedense Emma Watson da bana pek bir sempatik geldi.


 En İyi Film: 12 Years A Slave (12 Yıllık Esaret) 
En İyi Yönetmen: Alfonso Cuarón / Gravity 
En İyi Kadın Oyuncu: Cate Blanchett / Blue Jasmine (Mavi Yasemin) 
En İyi Erkek Oyuncu:Matthew McConaughey / Dallas Buyers Club (Sınırsızlar Kulübü) 


En iyi Kısa Film: Helium / Anders Walter ve Kim Magnusson 
En İyi Kısa Belgesel: The Lady in Number 6 / Malcolm Clarke ve Nicholas Reed 
En İyi Belgesel: 20 Feet From Stardom / Morgan Neville, Gil Frieseri ve Caitrin Rogers 
En İyi Yabancı Film: The Great Beauty (Muhteşem Güzellik) / Paolo Sorrentino - İtalya 
En İyi Ses Miksajı: Gravity / Skip Lievsay 


En İyi Ses Kurgusu: Gravity 
En İyi Kurgu: Gravity / Alfonso Cuarón ve Mark Sanger 
En İyi Yapım Tasarımı: Catherine Martin ve Beverly Dean / The Great Gatsby 
En İyi Orijinal Müzik: Steven Price / Gravity 


En İyi Şarkı: Let It Go / Kristen Anderson Lopez ve Robert Lopez, Frozen animasyon filmiyle 
En İyi Uyarlama Senaryo: John Ridley / 12 Years A Slave (12 Yıllık Esaret) 
En İyi Özgün Senaryo: Spike Jonze / Her (Aşk)


 En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Jared Leto / Dallas Buyers Club 

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Lupita Nyong'o / 12 Years A Slave (12 Yıllık Esaret) 
En İyi Görüntü Yönetmeni: EmmanuelLubezki / Gravity 
En İyi Kostüm Tasarımı: Catherine Martin / The Great Gatsby 



En İyi Saç ve Makyaj Tasarımı: Adruitha Lee, Robin Mathews / Dallas Buyers Club 
En İyi Kısa Animasyon: Mr. Hublot / Laurent Witz ve Alexandre Espigares 
En İyi Animasyon: Frozen 
En İyi Görsel Efekt: Tim Webber ve Brian Cox /Gravity (Yerçekimi) 

       (yukarıdaki resimler alıntıdır)

24 Şubat 2014 Pazartesi

La Petite Maison

Yağmurlu bir pazartesini güzel kılan en doğru karar, sabah yürüyüşü ve yepyeni bir kitap.
Daha önce bahsetmiştim La Petite Maison'dan. Siparişlerim elime ulaştı ve taze taze sizinle paylaşıyorum. 


Alaçatı'daki Asma Yaprağı gibi efsane bir koleksiyonum olması dileğiyle, ilk emaye parçalarımın siftahını yaptım, sıcak çikolatamı koydum ve eşimden gelen taze çiçekleri mavi demliğimin içine iliştirdim.


Sipariş vermek isteyenler, Instagram'dan takip edebilirler. Nefis kırmızılardan da en kısa zamanda ısmarlıyor olacağım. Bugün sadece geciken Ayşegül serisinde aklım. Duydum ki bir çok kişi sipariş vermiş, hatta ellerine ulaşmış bile. Pek bi sevindim. Herkese mutlu haftalar.

18 Şubat 2014 Salı

D&R

Bizim yaş grubu kadınlarının küçükken bayıla bayıla okuduğu Ayşegül serisini bilirsiniz. 

Hayal gücümüzü harekete geçiren, kütüphanemizin baş köşesinde duran bu eğlenceli kitapları ne yazık ki iyi muhafaza edemedim. Kimini kitap ihtiyacı olan öğrencilere verdik, kimini taşınırken kaybettik. Sonrasında raflarda çok aradım ama ya bana denk gelmedi, ya vardı da ben göremedim, bilmiyorum. 


İşte o günlerden bu yana, seriyi yeniden toplama hevesiyle süregelen özlemimi bugün nihayet noktaladım.
Carnaval Studio'nun yeni ürünlerine göz atarken, bir ara blog'unu inceledim ve onun da Ayşegül'lere gözü gibi baktığını gördüm. Kafamın üzerinde yanan ışığı daha fazla ertelemek olmazdı. D&R'ın arşivinden hemen sipariş verdim. Üstelik tüm seriyi :) Hissettiğim mutluluğu anlatamam. Şimdi tek yapmam gereken, birkaç gün sonra elime ulaşacak çocukluk anılarımı sevinçle karşılamak. Bu sefer onlara gözüm gibi bakacağım.


Zamanında kitap okumaktan gözleri bozulan çocuklardık biz ve şimdi kitapların önemini anlayabilecek, sayfaların kokusunu özleyecek ve yayınevlerini dolaşan bir neslin yetiştiğini düşünmüyorum. Tabi hepsi için aynı durum söz konusu değil. Belki anne babaların ihmalinden, belki internetle tanışmalarından, belki de her şeyi daha kolay elde ediyor olma hallerinden. Üzücü ve kabullenemediğim bir durum olma sebebiyle, olabildiğince steril bir yaşam alanı yaratma arzusu içindeyim. Kabul ediyorum, tipik bir ebeveyn olma yolunda ilerliyorum :) Panik yok, güneşin tadını çıkaralım. Herkese iyi haftalar.