24 Eylül 2012 Pazartesi

Emmy Awards 2012 ♥

Herkesin blog'unda paylaştığı gibi kim şık kim rüküş köşesi yapmıyorum Emmy ödül töreni için bu sene. Ben sadece şıkları seçtim :) O kadar berbat giyinen vardı ki, kıyamadım göz zevkimi bozmaya :) Heidi Klum'a ve Alexandre Vauthier'e kocaman bi alkış gelsin!


Heidi Klum'dan sonra ikinci bi alkış da Emily VanCamp ve J. Mendel’e!

                                                              (yukarıdaki resimler alıntıdır)

Bath ♥

Geçen gece çıkılan eğlenceden sonra grip falan kalmadı bende :)
İlaçları boşuna kullanmışım, zîra dostlarla geçen güzel bir günün yerine geçebilecek daha iyi bi ilaç bilmiyorum. Haftaya da düğün gününü halledip hemen mekan olayını çözüyoruz..
..ve evet sonuç olarak iyileştim, turp gibiyim! :)

Eve gelince..

Evle ilgili kafamda şekillenmeyen tek yer banyo!

Ama ona da bi çözüm buldum. Daha doğrusu yukarda yine bi ışık yandı :) 


Haftaya evin dekorasyonu başlayacak olmanın gerginliği ile, en çok kimin evine gittiğimde mutlu olduğumu düşündüm. Cevap basitti : ufacık tefecik bitanecik ananem :) Benim ilham kaynağım oldu ve hiç abartmadan, sade bişeyler buldum kendime örnek olarak. Temiz bir havlu, açık renkler, taze çiçekler ve vanilyalı sabunlar bence yeterli :)


Tek yapmam gereken, esans alıp banyo dolabına depolamak :)

20 Eylül 2012 Perşembe

Shopping ♥


İşten yorgun argın gelmiş olmam, ablamın bi telefonuyla gecenin bi körü alışverişe gitmeyeceğim anlamına gelmiyo :)

Dün yapılan kısa süreli turumuzun sonucunda tabiki elimiz boş dönmedik. Kendime sol tarafta görmüş olduğunuz Pull & Bear ürünü şalı aldım :)
Meşhur gömleğimi de buldum tabi ve doooğru kasaya  :)

H&M' in her ürününü sevmesem de kış için kısa kilim desenli çok güzel kazaklar gelmiş, bi göz atın derim. Hatta ablam süper bi pantolon aldı, fiyatlar da uygun.

Ama tüm bu markalar benim bitanecik Topshop'ımın yerini tutamaz :) Bu yüzden de cumartesi günü toplantı çıkışı bi Nişantaşı ziyareti gerekecek sanırım. Zaten önümüzdeki hafta evin tadilat işleri başlayacağımız için bu haftayı bol bol kendime ayırırım yoksa bi daha fırsatım olmayabilir :)

Bu arada Oysho'ya gelen yeni sezon ürünlerini de asla es geçmeyin. İnanılmaz şeyler gelmiş, ordan da sepete atılacaklar listesi hazır :)
Şimdi ise kendime tarçınlı yeşil çay yapıyorum ve bütün bir günün yorgunluğunu çıkartıyorum..

Set ♥

Yemek kültürü olan insanları seviyorum. Yemek yerken mutlu olanları da :) Bütün gece sohbetler edilsin, hadi bi mangal, bi tatlı, üstüne bi de türk kahvesi.. derken derken yaz sonu bunlar bikini bedeni olarak ortaya çıkar :) Şaka bi yana, öyle kilo almışsın, göbeğin çıkmış falan bunların hepsi hikaye! Hiçbiri sağlam bir kahkadan daha önemli değil. Ya da ben kendimi avutuyorum :)

Neyse efendim Set'teydik cumartesi günü. O uskumruyu unutamıyorum! Balık köftesi, kalamar, ve masaya son dakika gelen haaarika Fajita! (Meksika kökenli bi yemek) Ben ana yemeye geçemedim, mezeler gayet doyurucu :)

16 Eylül 2012 Pazar

O la la ♥

Fashion Night Out ve konser falan derken hiçbişeyi tam anlamıyla takip edemedim ve bunun huzursuzluğuyla da post yazmak istemedim açıkçası :) Ev - iş arasında hatta çoğu zaman iş - iş arasında gidip geldim ve bu gelgitler 1 hafta sonra son buluyor nihayet! :)

Çok güzel bi ayakkabı buldum ve hemen paylaştım.
Bul beni :)

        (yukarıdaki resim alıntıdır)

13 Eylül 2012 Perşembe

Lookbook Zara August ♥

İşlerin büyük bi bölümünü toparlamanın verdiği mutlulukla, haftasonu Set'e gidip balık ziyafeti yapmaya karar verdik :) Zaten Naz'la benim kadar kendini ödüllendiren başka birine rastlamadım henüz :) Önceki gidişimde hayran kaldığım balık köftesine tekrar kavuşuyoruuum! Her yerde bu kadar lezzetlisine ratlayamazsınız benden söylemesi. Kalamarlar, soslar.. Mezelerin lezzetinden ana yemeğe geçmeye fırsat kalmıyo ama bu beni yıldıramaz, patlayana kadar yemeye karar verdim bu sefer :)

Onun dışındaa, annemin aldığı katalogları incelem fırsatım oldu bu akşam. Malum son 2 haftadır yaşadığım yorgunluk ve yoğunluk bünyemi biraz hırpaladı :) 
İşaretlenen bi sürü parça ve yeni yeni ihtiyaçlar. Tam bitiyo diyorum, yeni bişey çıkıyo :)

Zara'daki palto için azıcık daha havaların soğumasını beklerim belki, ama gömlek için doooğru en yakın şubeye :)

yukarıdaki resimler alıntıdır

9 Eylül 2012 Pazar

winter ♥


Sizi bilmem ama ben yazlıkları yavaş yavaş kaldırmaya başladım bile :) İşten sıyrılıp nefes aldığım her anı da dükkan dükkan dolaşarak değerlendiriyorum.. Bugün çok güzel bi kitap aldım mesela. Paulo Coelho her zaman ilk sırada! :)

Bu kış kilim desenli, baskılı kazaklar favorim :) Neyseki sevdiğim markalarda bikaç model gözüme kestirdim, daha da rastlarız kesin sene içinde. Ama ne zamanki yakışan yakışmayan herkesin üzerinde görmeye başlarım, işte ozaman alınan ürünlere elveda :)

Vitrinlerdeki asker yeşili parkalardan mutlaka bi tane edindikten sonra, artık ciddi ciddi kazak alışverişine adım atıyorum ve hepsini fotoğraf makinama davet ediyorum :) Yazın okadar renkli giyindim ki, sonbahar/kış için biraz daha soluk renkler kullanmayı tercih edicem. Gözüm hep siyahlarda, lacivertlerde, yeşillerde..   

Kişisel gelişim ve reiki ile ilgili de çok iyi yazarlar keşfettim. Bugün onlara da göz attım, ama internetten sipariş vermedim tabi. O sayfaların kokusunu içine çekmeyince ve arka kapaktaki yazıyı okumayınca aynı tadı vermiyo :) O yüzden dvd ya da kitap alışverişi için her zaman vakit yaratılır..
Ozaman napıyorum?
Az sonra gidilecek piknik için hazırlanıyorum ve kitabımı da yanıma alıyorum hevesle. Sonra gelsin mangal ziyafeti :)

8 Eylül 2012 Cumartesi

Purple ♥



Son bikaç gündür işle ilgili yorgunluk ve gelgitleri ilk kez kimseye bişey hissettirmeden kendi içimde çözümledim :)

Ve eksikler listesi hazırlandı tabi o umutla yine. Naz'la takılmak bana yaramadı, zîra kendisi teknolojiyi yalayıp yutmuş biri olarak zamanla beni de kendisine benzetti ve merak etmediğim ürünleri incelemeye başlar oldum :) Bu da yetmezmiş gibi geçenlerde yediğimiz yemeklerin üzerine Özgür'ün gazıyla mideye indirilen waffle var tabi :) Düğün öncesi kilo verme takıntım olmasa da yine de ipin ucu kaçmasına ma aman :)

Onun dışındaa, artık ufak ufak kalebodur, parke, mutfak seçeneklerini belirledim.  Malum eylül sonu benim yoğunluğum bitiyo olucak ve ev için tadilatlara ancak başlayabiliyor olacağız. Nasıl gözümde büyüyor nasıl :) Neyseki bilgisayarımdaki dosyamda yüzlerce resim var da karar vermem daha kolay. Sürekli bi eleme yöntemi :) Arada twitter'da, instagram'da ufak tefek dekorasyon önerileri görünce onları da sepete ekliyorum tabi. Tıpkı bu mor dolap gibi..

6 Eylül 2012 Perşembe

I ♥ THIS!

Walla burası Doğa Rutkay'ın bahçesi sanırım ama neresi olduğundan çok ne kadar harika olduğu önemli :) Görür görmez kafamın üstünde yandı yine ampuller :) Ne kadar eğlenceli ne kadar doğal aksesuarlar..

Teras desem..evim desem.. :)

     yukarıdaki resim alıntıdır

Gift ♥

Benim bitanecik Esintoşum 7 aylık İngiltere macerasını noktaladı ve aramıza döndü :) Gelirken eli boş dönmemiş tabi sağolsun, bana da çoook güzel bi sandalet almış :) Artık bu yaz geçti sayılır, ama önümüzdeki yaz büyüük bi zevkle giyicem!

4 Eylül 2012 Salı

Wedding Dress ♥

Bu aralar evdi, tarihti, balayı için oteldi, gelinlikti derken.. çoktan 10 parçaya bölündüm bile :) Hayır benim anlamadığım daha bunların somut olarak ortada olmaması bu kadar yoruyosa kafamı, son 1 haftayı düşünmek istemiyorum zaten :) O yüzden her zamanki gibi işimi şansa bırakmıyorum ve aylaaaaar öncesinden plan orojelere başlıyorum :)Tabi değişmeyen bazı şeyler vardır, o yüzden bunu düşününce içim rahatlıyo biraz. Mesela nasıl bi gelinlik istemediğim, nasıl bi mekan düşünmediğim, nasıl müzikleri sevmediğim.. Bunların hepsi belli :) Mesela hindi gibi kabarık bi gelinlik benden uzak dursun :) Kiremit rengi bi surat, yapma çiçekler, abartılı bi saç ve kıskançlıktan kuduran davetliler :) Hani sırf millete hava atmak için düğününe sevmediği herkesi dolduran tipler vardır ya, ben almıyım :) Enerjiye inanırım.. Herşeyin doğal olması için şimdiden aldı bi telaş. Ama şikayetçi değilim.. Bu arada bikaç gelinlik örneği de cepte tabi :)



       (yukarıdaki resimler alıntıdır)

3 Eylül 2012 Pazartesi

Tatlı Huzur ♥

İsmini ilk gördüğüm zaman, semti de öğrenince hemen yukarıda bi ışık yandı, herkes gibi ben de istem dışı mırıldanmaya başladım malum şarkıyı :)

Ama aslında bi şarkıdan çok daha fazlası! Kalamışta sevimli bi dükkan, harika omletler, nefis kahvaltı sofraları ve adı Tatlı Huzur.

İstanbul'u İstanbul yapan semtlerden bi tanesi Kalamış. Tıpkı Kuzguncuk gibi, Kanlıca gibi.. O büyük ve soğuk alışveriş merkezlerine girdiğimde hissettiğim şeyi oldum olası sevmedim. O yüzden nerde hikayesi olan bişi bulsam (bu ister mekan, ister kitap, ister başka bişey) daha çok yöneldim büyük bi hevesle..

Burayı da yeni keşfettim ve hemen paylaşmak istedim.
Fiyatlar da oldukça uygun, bilginize :)

2 Eylül 2012 Pazar

Concert ♥

Dünkü Tarkan konseri için biletleri ilk gün almış olsak da, arkalara kalmaktan kurtulamadık :)

Dün gece bol bol güldük, bağıra bağıra şarkı söyledik. Şu an ses kısık :) 


İki gün önce Zara'dan bi tişört almıştım. Baktım ki fazla normal :) Önce kollar kesildi, sonra boyu kısaltıldı. Üste de bi deri ceket. Tamamdır konser için hazırım! :)


Ben bu kadar yüksek enerjili birini görmedim!
Her ne kadar Özgür ve Onur Tarkan'dan daha güzel dans ettikleri konusunda bizi ikna etmeye çalışsalar da (ki bol bol güldük buna) gerçek ortadaydı! :)

1 Eylül 2012 Cumartesi

Handmade Fabric Bunting & Fabric Letter ♥

Kumaşları kendimi bildim bileli sevdim, onları kestim, eciş bücüş bişeyler diktim :) Yıllar yıllar sonra ablam moda tasarımı okudu. Ben hala eciş bücüş bişeyler diktim. Sonra ablam mezun oldu. Ben hala eciş bücüş bişeyler diktim :) Eve giren bi kıyafet ya da kumaş, senelerce bizim evde duramadı. Tıpkı fotoğraflarımız gibi. Ben hep kestim :) Kimileri kurtarılabildi, kimileri ise gökyüzünden beni izliyo :)

Şimdi yine kumaş alıyorum, yine kesiyorum ve evet, bu sefer hiçbiri eciş bücüş değil :)
Çünkü gerçekleşmeyecek hiçbişeyin hayalini kuramayacağımı düşünürüm. Bu yüzden de uyurken bile düşünüyorum çoğu zaman :)

Yeni doğum yapmış birinin odasının kapısında, minik bebeğinizin 1. yaş gününde, yeni yıla girerken.. O kadar fazla alternatif var ki etrafı süslemek için. Kartonlardan, renkli kağıtlardan çok daha fazlası!  Önemli olan doğru kumaşı almak ve dikiş makinasının başına oturmak! Sevmeyen biri için işkence gelebilir ama etrafımda o kadar çok insan var ki buna merak duyan, severek yapan, başarılı olan ve zevkine güvendiğim..
Canım Nüket ablam en ön sırada :)

 Bu ayki yoğun süreç biter bitmez, harika gelişmelerle Ekim'i bekliyoruz..
Geri sayım başlasın!



         (yukarıdaki resimler alıntıdır)

30 Ağustos 2012 Perşembe

Music ♥

Dün Jane Birkin'le ilgili bi şeyler karalayınca, bugün de twitter'da efsane olmuş müziklerle ilgili bi başlık görünce, bugünkü post'umun konusu kendiliğinden belirlenmiş oldu :)

Bi dönem babamla ciddi ciddi koleksiyon yapmaya karar vermiştik. Kendisi müziğe oldukça meraklı ve onu en çok kendi döneminin şarkılarını dinlerken mutlu görüyorum. 50'li - 60'lı - 70'li yılların hit olmuş, kalbimize dokunan şarkılarını listeliyorduk. Tabi Begüm sonra kar kış demeden D&R yollarında :) Sesimizin berbat oluşunu gözardı edip, bağıra bağıra şarkı söylemek güzeldi! :) Ama en azından ailede birinin müzik aleti çalıyor (ablam bateri çalar) olması içimizi biraz ferahlatır her zaman.. Benim küçücükken çaldığım mandolini saymazsak :)

Ben de bugün kendimi o yeni yıl haftasında hayal ettim ve kendi efsane şarkılarımı belirledim.

Bugünkü yazım babam için..

1. Louis Armstrong – What A Wonderful World
   2. Demis Roussos - Forever And Ever
3. Frank Sinatra - New York, New york
4. Tom Jones - Delilah
5. Frank Sinatra - My Way
6. The Beatles - Yesterday
7. Edith piaf – La Vi En Rose
8. The Eagles - Hotel California
9. Harry Nilsson - Puppy Song (You’ve Got Mail Sountrack)
10. Blues brothers – Sweet Home Chicago
11. Blues Brothers – Soul Man
12. Pink Floyd - Another Brick In The Wall
13. Norah Jones – Turn Me On
14. Bülent Ortaçgil – Değirmenler
15. Ray Charles - Hit The Road Jack
16. Amy Winehouse - Rehab
17. Damien  Rice - The Blower's Daughter
18. Demis Roussos - Good Bye My Love Good Bye
19. Yeni türkü - Bana Bir Masal Anlat Baba

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Jane Birkin ♥


 1946 Londra doğumlu bu harika kadının en büyük hayranlarındanım! 

Oyuncu, şarkıcı, hatta yönetmen..

Serge Gainsbourg ile 13 yıl birliktelerdi ve belki de en özel şarkıları, ''Je t'aime... moi non plus'' oldu. Hem müzikal hem de sinema anlamında birlikte uzun soluklu çalıştılar. Bu yüzden, ayrılsalar da dost kaldılar ama tabi o arada kızı Charlotte Gainsbourg da dünyaya gelmiş oldu :)

Bu aralar tekrar dinlemeye başladım kendilerini. Sakin, abartısız bi ses.. Belki de bu yüzden hem silik, hem de kendi içinde oldukça iddialı.

Aynı zamanda bence kendi döneminde de, sonrasında da tartışılmaz stil ikonu!

En azından şimdi kendini şık zanneden hanımlara örnek olsun :)

         (yukarıdaki resimler alıntıdır)

28 Ağustos 2012 Salı

floral ♥

Ben hazır start vermişken işlere, bu sefer de hızıma yetişemez oldum :) Yavaş yavaş ürünler ortaya çıktıkça daha bi heves, daha bi umut.. Ablamı da projeye ekledim ama henüz kendisinin haberi yok :) Eylül sonu gerçekten süprizlerim var. Ama akıllandım ve kimseye bahsetmiyorum :) Zîra son zamanlarda klonlama işi oldukça abartıldı..

Havaların soğumasından son derece memnunken, bi yandan da kumaş seçimlerimi yapıyorken, harika bi örnek buldum kendime ama 9-10 ay sonra giyilebilir sanırım :) Kalıp işleri hız kazansın, eylül bitsin, montlar çıksın, balayı rezervasyonları yapılsın..

         Bu arada günü de belirledik, geri sayıma şimdiden başladık :)

           (yukarıdaki resimler alıntıdır)

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Hair Accessories ♥

Dün sabah yine eeerkenden uyandım ve kahvaltımı yapar yapmaz kolları sıvadım :)

Aldığım kumaşlarla ilgili ilk aşama bitti ve saç bandıma kavuştum..

Malzemeler : Sevdiğiniz bi kumaş
Boyunun 85 cm. olması idealdir. En'le ilgili ise tercih sizin..
İnce bi tel. Çiçek teli de olabilir.
Dikiş makinası (Ya da benim gibi elde makina dikişi de yapabilirsiniz)
Burdaki püf nokta, kumaşı ters çevirip dikişin içerden olmasına dikkat etmeniz,teli doğru yerleştirmeniz ve kumaşın her iki ucunu da verev kesmeniz.
Telin uçlarını kıvırırsanız daha sağlıklı olur, böylece kumaş parçalamaz.


      Güle güle kullanma dileğiyle :)

24 Ağustos 2012 Cuma

My Ideas Home Office ♥


Artık düşüncelerimin uykularımı kaçırmasına engel olamadığımdan olsa gerek, tüm hayaller için ilk adımı attım. Tabi şimdilik sır :)

Önümüzdeki hafta oldukça yoğun bir hafta olacak, o yüzden bu pazarı çok iyi değerlendirmek gerek. Önce eve gidip ölçüler alınacak. Hatta ileriki dönemde çocuk odası yapmayı planladığımız odalardan bi tanesini çalışma odası olarak döşemeye karar verdim ama henüz Onur'un haberi yok :)

Bi de araya nasıl sıkıştıracağını bilemesem de, bi ara Unkapanı'na gidecek vee uzun zamandır ertelediğim dikiş makinasını kapıp dooğru eve koşacak bu insan :)

Hazır kumaşlarım elimdeyken, hepsine de bayılmışken, el yapımı makarna ve çikolatalar için gün alınmışken, bi yandan tasarımlara kafa yorarken, logo ve kartvizit işi tamamken ve bunca yorgunluğa rağmen kendimi hiç olmadığım kadar mutlu hissediyoken..hep destek tam destek nişanlıma da kocaman bi teşekkür gitsin buradan!

O zaman napıyoruz? Odanın bi köşesini atölye haline çeviriyoruz ve bunun için de bolca renk seçiyoruz! Taze çiçekler, hasır sepetler, çiçekli duvar kağıtları..

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Me And Myself ♥


Tatil sonrası rehavete kapılıp ofiste çıkış saatimi beklerken, pinterest'te bu sevimli cüzdanlara rastladım. Yapımı da oldukça kolay aslında. Tabi hemen başka alternatifler, yeni fikirler canlandı zihnimde :) Sonra bi düşündüm de, hergün değişen ruh halimi ve zevklerimi tanımlıyo olsaydım nasıl bahsederdim kısaca? Her gün yenileniyorsanız, sizi de bu ufak teste davet ediyim ozaman. Gelsin 20 kelimemiz :

1. Seviyorum : Abartıdan uzak, içinde hata payı olan herşeyi! Çünkü mükemmel değilim.
2. Antipatik buluyorum : Dünyanın en harika kızı olduğunu düşünen tüm hemcinslerimi! Sizi uyaran dostlara ihtiyacınız var, sizi pohpohlayan değil :)
3. Üzülüyorum : Negatif enerjiyi yaşam biçimi haline getirip vakit kaybedenler için.
4. İstiyorum : Daha çok fotoğraf, daha çok tatil, daha çok tatlı! :)
5. Çabalıyorum : Kendi işimi kurmak için.
6. Gülüyorum : Daha az plan, daha bol kahkaha!
7. Merak ediyorum : Yamaç paraşütünü, sualtını, Karadeniz'i..
8. İçiyorum : Tarçınlı yeşil çay!
9. İlgileniyorum : Reiki ile! Henüz bol bol araştırma dönemi.
10. Farkediyorum : Aile olmanın önemini.
11. Eliyorum : Samimiyetine inanmadığım herkesi.
12. Kaçmıyorum : 3-5 kilo fazlan varsa nolmuş? Kusurları seviyorum! Unutmayın, güzel bir gülümseme hepsinin önüne geçer..
13. Çiziyorum : Okuduğum bi kitapta beğendiğim herhangi bir cümleyi. Sanki bi zaman içimden mi geçirmiştim?
14. Gidiyorum : Haftasonu yüzmeye kayıt olmaya :)
15. Alıyorum : Yeni yeni kumaşlar, kartonlar..
16. Özlüyorum : Daktiloyu, gramofonu, eski kitap kokusunu, Jetgilleri :)
17. Yiyiyorum : Macaron :)
18. Listeliyorum : Teras için fenerler, limon ağacı.. :)
19. Okuyorum : Bol bol
20. İnanıyorum : Önce içimdeki sese!

Siz de kendinize inanın! Hayal ettiğiniz her şeyi başarmak için gereken sihir içinizde.
Bunu keşfedin, ve inandığınız şeyler için korkmadan yolculuğa çıkın..

Today's Style ♥

       http://yvanrodic.com/

21 Ağustos 2012 Salı

Ahmet Bey Köyü ♥

Dünkü son tatil günümüzü fırsat bilerek düştük yollara :)
Trakya'nın minik bi köyü olan Ahmet Bey Köyü'ne de uğradık. İlk kez gittim. Meğer köftesi meşhurmuş. Bilseydim daha önce gitmez miydim..Tesadüfen geçerken uğradık ama çok keyif aldım çünkü bol bol fotoğraf çekme fırsatım oldu. Üstelik bütün ailem yanımdaydı.. ''Manda yoğurdunun da mı resmini çekeceksin?'' gibi cümleler bi kulağımdan girdi, diğerinden çıktı :)




Kapı önünde satılan balları, taze köy biberleri, sokakta oynayan çocukları, evleri, kestane ağaçları, barajı.. Hepsi makinamda gizli :)

16 Ağustos 2012 Perşembe

Men's Fashion ♥

 Her kadın; kendine bakan ve giyimine özen gösteren (ki bu kişinin kendine olan saygısıyla doğru orantılıdır) bi erkek görmek ister karşısında. Türk erkekleri bunu ne kadar uyguluyor, orası tartışılır tabi :)

Bence bi erkekte en şık duran şey iyi bir gülümseme ve özgüven. Yanlız bu bahsettiğim şeyin bi sınırı olmalı :) Hani en doğru kararları sen verirsin, en harika ilişkiyi sen yaşarsın, en mükemmel işi sen bulmuşsundur falan.. Kastettiğim bu değil :)

Ama biz napıyoruz? Bu zamana kadar annişkoların ''aslan oğlum kaplan oğlum'' demelerinden sıyrılmalarını sağlıyoruz ve onlara doğru yolu gösteriyoruz :) O göbeğe rağmen giymesin daracık bi tişört işte, biraz değiştirsin bakış açısını :)

Bol bol spor yapsın, hayatını önemsesin.. Ha tabi tüm bunları yapıp kendinin farkına varması tehlikeli işlere yol açıcaksa da..sanırım tekrar bi düşünmek gerek :)




                                                                   yukarıdaki resimler alıntıdır

15 Ağustos 2012 Çarşamba

list PART II ♥

     Geldik listemizin ikinci bölümünee :)

Bu sene nedense palto ve çizmeye karşı daha bi ilgim arttı. Bi türlü sevemediğim kış mevsimini bu yıl dört gözle beklediğimden olsa gerek. Kendime hakim olamıyorum, gözüm sürekli vitrinlerde :)


Alerjim olduğundan fazla kalın ve tüylü kazaklar giyemiyorum. Yani kış demek benim için lahana gibi kat kat giyinmek demek değil :) Oyüzden olabildiğince doğru kumaşları seçmeye çalışıyorum. Ablanız Moda Tasarım okuyunca işiniz de kolaylaşıyor :)

Bu kazaktan bulabilmeyi umut ediyorum :)


Benim için en temel unsur, içinde rahat olabildiğim şeyleri giymektir. Sırf moda diye asla kendimi komik duruma düşürmem. İnsan vücudunu tanıdığı zamansa işi daha kolay.
Bu kış ennn çok istediğim ve görür görmez alacağım bi ayakkabı! Geçen baharda planlamıştım aslında ama kısmet sonbaharaymış :) Pantolonla, elbiseyle.. kombinlemesi oldukça kolay.


Havaların soğuması demek, kapkara giyineceğim anlamına gelmiyo :) Hele de benim gibi enerjisi yüksek biriyseniz, içinde renk olmayan bişeyle karşılaştığınızda mutlaka ruh halinizi ve tavrınızı etkiliyor. Sadece kıyafetle ilgili değil tabi bu durum. Etrafımda enerjisi düşük ve sürekli sızlanan insanlara da tahammülüm olmuyo. Ya da yaptığım iş, uğraştığım hobi, hissettiklerim..hepsi beni heyecanlandırmalı. O yüzden biraz renk katıyoruz hayatımıza ve bu seneki favori oje rengimizi belirliyoruz : SARI! :)

    yukarıdaki resimler alıntıdır


Dolabımda heeer zaman bulundurduğum ve almaktan da bıkmadığım çizgili blüzler de bu sene de benimle..

Sonra olmazsa olmaz siyah deri bi ceket.. Neyseki geçen sene istediğimiz örnek bi modelden yaptırmıştık ablamla.

Boy friend jeans dediğimiz üzerimizde bi beden büyük duran yüksek belli pantolonlar. O da alınmıştır, zevkle giyilmekte :)

Siyah kilotlu çoraplar zaten kurtarıcı, söylemeye bile gerek yok :) Ben alakasız bi rengin altına giyince daha bi mutlu oluyorum. Mesela beyaz bi elbisenin.. Ama annemin fikrini söylemiyim şimdi :)

Onun dışındaa, bolca kitap, bolca konser, yeni yıl telaşı, ev için alışverişler, tadilatlar, ustalar, yeni işler ve bunlar için umut.. Güzel bi kış olsun hepimiz için. Bol bol kahkaha atalım, çünkü bundan daha şık bişey bilmiyorum. Sevgiler.