30 Eylül 2013 Pazartesi

Sunday

Sergi ve sevgi dolu güneşli pazar.

Geçen haftadan beri halâ tam anlamıyla iyileşmiş değilim. Bağışıklık sistemim sağolsun, koca bir hafta evde oturmamı sağladı. Geçen pazar Gözde'nin davetine karşılık veremeyip Blogger Bazaar etkinliğine katılamamıştım. Onun vicdan azabıyla bu pazar attım kendimi dışarı, aldım yanıma Nikon'umu.

Bolca sergi gezdik, bolca fotoğraf çektik. Akşamına da çok sevdiğimiz bir arkadaşımızın evine konuktuk. Terasta o kocaman koltukların içine gömülünce, bi yandan mumlar, bi yandan pizzalar.. Le Petit'in reklam işleriyle ilgili beyin fırtınası yaptık, hatta daha da ileri gidip cafesinin konseptini bile oluşturduk :) Diyet mi? O halâ sürüyor, dün akşamki ufak bir kaçamaktı sadece :) Sonra, mis gibi bir dostla tanıştık. Golden'ların en temizi, en anlamlı bakanı, en söz dinleyeni. Onunla ilgili sevgi dolu planlarımı bir sonraki sefere sakladım. 

İşte dünkü serginin fotoğraflarından birkaç kare.
Havalara aman dikkat, iyi haftalar.






28 Eylül 2013 Cumartesi

Lady Moriarty

 Zor bir hafta.
Topshop turum yalan oldu çünkü halâ griple boğuşuyorum.
Hastalanmak işime geldi, yarım kalan bütün işler bitti. Dikiş makinamın daha çok sesini duyuyor olacağım mesela, çünkü kalıp çıkarmaktan tutun da, üretime geçmekle ilgili siteye yeni bir link ekledik tasarımcı arkadaşımla. Yeni heyecan, bitirmiş olmanın verdiği rahatlık. Yeni bloglar, sokak modası ve sonbahar trendleri. Yarın yine koşu günü. Hastalığın geçmesini beklemeye niyetim yok. Yeni kitaplar alacağım. Bir yandan onun listesi, bir yandan hasta çorbası yapımı. Arayan soran bütün dostlara tekrar teşekkürler.

Şimdi sizi yeni keşfim ladymoriartyinparis.blogspot.com ile sizleri baş başa bırakıyorum.







http://ladymoriartyinparis.blogspot.com/

24 Eylül 2013 Salı

Stil

Tuşlara dokunmak ve yazmak için biraz bekledim çünkü arada durmak iyidir.

Bu hafta da sağlıklı yaşam listemize sadık kaldık ve yağmur çamur dinlemeden, pazar sabahı dooğru koşuya. Şimdiden 2 kg. verdim bile. Hani nerede havai fişekler, kutlamalar? :)


Bu arada www.girlshygirlguide.com'un tatlı yazarı Gözde, pazar günü yapılan Blogger Bazaar etkinliğine davet etti beni. Taksim'deki Mürekkep'ti adres. Ama keyifli geçeceğinden emin olduğum bu etkinliği kaçırdım çünkü evden çıkmak için gerekli gücü bulamadım kendimde. Derken.. derken.. sonuç : gribim :( Gözde'ye zarif daveti için burdan tekrar teşekkür ederim. Bir dahaki Blogger Bazaar etkinliğinde bolca sohbet etmek dileğiyle. 


Tabi bu gribin bir sebebi var.. Cuma akşamı gerçekleşen doğumgünü partisi için seçilen yanlış elbise ve yağmurlu pazar sabahı koşusu. Hastalık için davetiyemi kendi ellerimle hazırlamış oldum. Pişmanlık yok, çünkü uzun zamandır bu kadak yüksek sesle kahkaha attığımı hatırlamıyorum. 


Bu haftanın özeti, babamdan ıspanak tarifi aldım ve resimlerden de anlayacağınız gibi sevdiğim bir stili paylaşmak için uygun zamanı kolladım. Miroslava Duma'ya hayran olunur da, yakın arkadaşına olunmaz mı? :) Natasha Goldenberg'in Instagram hesabına göz atın, Abartılı seçimlerinde bile bence gayet eğlenceli ve zarif. Çocuk yapıp incecik kalan kadınlara duyulan hayranlık arttı da arttı :)


Aynı zamanda, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Bebek Şenliği'nde rastlamış olacağınız renkli bir standtan da hemen kısacık söz etmem gerek. Yakınlık torpili falan değil, önce bunu belirtelim :) Artık yepyeni ve eğlenceli ayakkabılar için dolabınızda yer açmamız gerekecek. www.naturalworldeco.com'u inceleyin derim. Ya da en iyisi çilek kokusunu takip edin. Zîra bu ayakkabılar nefiss kokuyor! Test edildi, onaylandı.

..ve yarın.
Geleneksel Topshop günü.

Herkese mutlu bir son Eylül haftası.

16 Eylül 2013 Pazartesi

List

 Eşimle uzun zamandır ertelediğimiz ''yapılacaklar listesi'' ni nihayet tamamladık, altına da imzalarımızı atıp, buzdolabına yapıştırdık :) Ana fikir, sağlıklı yaşam. 
Uygulama konusunda en ufak bir kaçamak olmamasını umuyorum.

Gelelim haftasonuna. Sağlıklı beslenme programımızı gözden geçirip, dün akşamki seçimimizi balıktan yana yaptık. Akşam ıvır zıvır hiçbir şeye elimiz gitmedi ve bünyeye bol bol yeşil çay yüklemesi yaptık. Her şey, karar vermekle başlar. Bu yüzden sakin ve mutlu bir pazardı. Küçükken çaldığım mandoline tekrar kavuştum babam sayesinde. Benden önceki nesille birlikte tam 50 yıllık geçmişi olan bu değerli eşya, sadece eşya değil benim için. O yüzden şimdi evimin baş köşesinde. Arada elime alıp, hatırlamak için.


Listeme sadık kalmaktan ötürü duyduğum gururla, kışa ve kara duyduğum özlemle, evimde de, dolabımda da, kendimde de köklü değişiklikler yapıyorum. Evet kiloları takmayız, diyet programlarını erteleriz, kimin ne düşündüğünü umursamayız falan filan.. Ama bir yerden sonra azıcık çeki düzen vermekten zarar gelmez. Gittim saçlarımı kısacık kestirdim, harika bir sergi gezdim ve kendime vakit ayırdım. Harika bir haftaydı, çünkü ertelediğim her şey yeniden canlanmaya başladı. 

Not : Microminiature Museum'u mutlaka görmelisiniz. Saç teline ya da pirinç tanesine yapılan minyatürler inanın çok etkileyiciydi.


Şimdi süper bir kış listem var. Alışveriş için doğru zaman. Siyah bir çizme, çizgili bir tişört ve bordo rengi cepte olsun. Siyah olmazsa olmaz. Pötikareli bir trençkot ya da palto, deri kalem etekler, tüvit ceketler, zarif takılar ve eğlenceli broşlar.. Dergide yazmamla ilgili editörün istediği yazı az sonra parmaklarımın ucundan kağıda dökülmüş olacak. Laptop'ta bir dosya oluşacak demek daha doğru sanırım :) Belki yakın zamanda ikinci el bir daktilo alırım. Bolca kek kokusu, zevkle ağırlanan dostlar, yeni pijamalar ve kitaplar.


 Eylül ayında ne yapmalıyım diye düşünmeyin, plan ve projelerinizi ertelemeyin. Adım atın, başarısız olmaktan korkmayın ve spor yapın. Ben yeni bir spor ayakkabısı ile kendimi teşvik ediyor olacağım. Haftanın 4 günü için başka program yapmayın. Bir sonraki yaz, elimizde harita ile yeni şehirler ya da ülkeler keşfedeceksek eğer, enerji depolamamız şart! Aynı anda başlarsak, kaytarmak için şansımız kalmaz :) 
Bronzluğumuzun geçmek üzere olduğu gerçeğini kabulleniyoruz ve sonbaharı dolu dolu geçiriyoruz.

Herkese mutlu haftalar.

10 Eylül 2013 Salı

Vivetta Fall 2013

Bu sabah, her zamankinden daha mutlu uyandım. 
Sıcaklar bitmiş, dışarıda hafiften bir yağmur havası ve Bozcaada'dan gelecek reçellerin sabırsızlığı. Evet, güneşi görünce enerjsi yükselen ben, kış için sabırsızlanır oldum. Yeni yıl haftasındaki ışıklar, hediyeler ve dilekler artık daha çok cezbeder oldu. Belki bu hafta küçük bir kış alışverişi. Biraz da sıcak çikolata stoğu.

Yaşlandım, değiştim, ya da güzel süprizlerin heyecanı, bilemedim.


 Az sonra yeni bir butik pasta için kolları sıvayacağım. 
Ama şimdi, 60'lı yılların esintisini taşıyan tasarımlarıyla kışı renklendirecek Vivetta'nın koleksiyonunda sıra. İlk bakışta Anna Karenina'nın modern versiyonunu anımsatan parçalar oldukça eğlenceli ve farklı.


Benim tercihim bu kış siyahtan yana olacak. Ama tercihini kar kış demeden renklerden yana kullanacak olan okuyucularım için küçük bir seçenek olabilir Vivetta.


El yaka modeli yeni koleksiyonunda yine ön planda. Sıradanlaştığını düşündüğünüz elbiseleriniz varsa, hayal gücünüzü devreye sokarak ufak dokunuşlar yapabilirsiniz. 
Belki bir yaka, belki şık bir vintage broş.

  yukarıdaki resimler alıntıdır

3 Eylül 2013 Salı

OhPageBoys

Hayatında köklü değişiklikler yapmak isteyen sadece ben değilmişim.
Babamın çocukluk hayali olan ada yaşantısı biraz onun cesareti, biraz da bizim hevesimizle bu kış nihayet gerçekleşiyor. Ufaktan bahçeli bir ev bakmaya başladık bile. Renkli bir hamak, olta, gramofon ve balık keyfi. Düşüncesi bile o kadar mutlu etti ki, taşınma süresince hissedeceğimiz yorgunluk inanın gözümüzde büyümüyor. Artık Burgazada'lıyız ve adım atma süresince anladım ki, bu sadece babamın hayali değilmiş.


Az sonra, elbiselerin fotoğraf çekimi yapılacak ve güne güzel başlamamı sağlayan Kitsune Kun'ın renkli dünyası ohpageboys.blogspot.com ile sizleri başbaşa bırakıyorum. Eylül'ün serin serin gelmesinden midir bilinmez, kış hayali ile tarçınlı yeşil çayımı ve sıcacık haşhaşlı poğaçaları aldım başucuma. Yazın son demleri ve şimdi yeni bir blog keyfi.


Küçüklüğünden beri tasarım tutkusu olan ve artık bunun önüne geçemeyen Kathryn, etsy'de küçük bir dükkan oluşturuyor ve eski ya da el yapımı ürünlerini satışa sunuyor. Ben, lookbook.nu sayesinde keşfettim onu. Ama chictopia.com'dan da abartısız ve renkli tarzını takip edebilirsiniz.

26 Ağustos 2013 Pazartesi

Bodrum

..ve kavuştuk.

Bu bir tatil yazısından çok, yeni bir Begüm'ün habercisi. Bir çeşit terapi. Biraz dedikodu.
Gitmeden önce yapmayı planladığım şeylerin büyük bir kısmını gerçekleştirdim. Huzurlu bir tatildi. Yüzdüm, uçtum, dans ettim, fotoğraf çektim, okudum. Uzun zamandır yapmaya cesaret edemediğim her şeyi yapmaya karar verdim. Hayatımı tümüyle değiştirmek için hazırım. Bazen bütün o koşturma içinde kişiler kendi sesini duymayı erteliyor. Bodrum'da kaldığım süre içinde, erteleme durumunu gereğinden fazla uzattımı gördüm. 
Nikon'umdaki kareler şimdilik bilgisayarda kalmaya devam etsin.

İşte Instagram'dan tatil günlüğümün bir kısmı.


11.10 uçağı ile bulutları gördüm. 


Adım atar atmaz kendime göre bir araba buldum. 


İlk günün kerameti midir bilinmez, güneş yağımı dalgalar sahiplendi. 
Eda Taşpınar imdadıma koştu, beni bir güzel bronzlaştırdı. 
Lâkin sıfır faktör kullanmak pek akıllıca değil, gidenlere tavsiye :)


Bir sürü küçük jaws ile tanıştım.
Hepsi de sosisli sandiviç hayranıymış. Mümkünse hardallı olsun. Nereden bilebilirdim :)

Dönmeye yakın terasımıza ve ailelere birkaç küçük hediye aldık. Tonton bir teyzenin değerlendirdiği tenekeleri gördüm, aşık oldum ve rokalarımı ekmek için şimdi renkli bir bodrum saksısı hazırlıyorum şimdi evime.


Üzüldüğüm tek şey, ışıklı kabakların bavuluma sığamaması. 
Alaçatı'da tıpkısının aynısından bulma ümidiyle.


1 haftalık tatil dolu dolu geçti. 
Giderayak keşfettiğimiz bu mavi kapılı eve bayıldım.
Yeni yeni bir sürü karar aldım.


Paraşütle uçarken attığım çığlıkları şimdi gülerek anlatıyoruz. 
İtalyan mutfağına olan aşkım daha çok arttı.
Harika müzikler keşfettim, bir tanesine ortak oldum.
Boş durmadım, 3 tane blog keşfettim. Bir sonraki yazım için hazırlık yaptım.
Gaza geldim, saçlarımı kestirdim. İmaj değişikliği iyidir.
Ayağımın tozuyla yogaya başladım.

Vakit, fotoğraf çekimi vaktidir. Ürünler tezgâha!
Sevgiler.

15 Ağustos 2013 Perşembe

Holiday

Son bir haftadır değil yazmak, sevdiğim blog'lara bile göz atamadım. 2 günde bir düğüne davetliydik. En son Nossa Costa'da final yaptık ve bavul hazırlamaya vakit bulabildim. Evet yarın tatile gidiyorum. Son iki senedir izin tarihlerim yaz aylarını teğet geçtiği için, sonunda ucundan kıyısında balayı programımızı yapabildik. Santorini planımızı bayrama erteledik, zîra kalabalık bir arkadaş grubuyla gitmek daha cazip geldi :) 
Bayanlar baylar, ben yarın uçuyorum ve Bodrum'a sizin güzel enerjilerinizi iletiyorum. 


Plaj çantası alma derdim ortadan kalktı ve annemin gençliğinden kalan hasır çanta ilaç gibi geldi. Şu anda bavulumun ennn üst kısmında yeri hazır.


Fotoğraf makinamla ilk tatilimiz ve çok heyecanlıyız :) 
Kendisi bavula girmek istemediği için, uçakta cam kenarı bir koltuk ayarladım ona. Bulutları görsün, bol bol fotoğraf çeksin ve tatil sonrası post'um için sözümden çıkmasın.


Instagram'dan tatil günlüğümü paylaşıyor olacağım. Merak edenler http://instagram.com/bgmerer adresinden takip edebilirler. 
Blog içinse artık dönünce görüşüyor olacağız.

Daldığım, uçtuğum, dans ettiğim, fotoğraf çektiğim eğlenceli bir tatil olsun.

6 Ağustos 2013 Salı

Cake

Son günlerde kafamı kurcalayan tek şey, 2 hafta sonra çıkacağım tatil.
Her yer beyaz her yer mavi. Gün sayıyorum, azıcık deniz gerek :)
Bu yıl kendim için ciddi planlarım var en hafifi ile haftaya merhaba dedim : saçlarımı kestirdim :) Instagramda keyifle takip ettiğim ve tarzlarına bayıldığım değişmez iki isim Ayşe Boyner ve Emel Bayram. Bu sebeple ilk kez bir anlık gazla değil de, düğün telaşını atlatmayı beklediğim için kestirdim saçlarımı. Kendilerinin harika seçimleri büyük etkendi.
Son kararım, mutluyum.


Gelelim mutfağımın yeni misafirlerine..
Geçenlerde bahsettiğim iki markadan ilkinin ürünleri elime ulaştı.
www.sonsuzdekorasyon.com ' u incelemenizi öneririm. Benim tercihim eğlenceli kaşıklardan yana oldu.


Bu güneşli salı günü, evimi muffin kokuları sarmışken, ben bahçeden çiçek toplamaya gidiyorum.
Yarınki Topshop alışverişi için kağıt kalem beklemede.

Herkese mutlu haftalar.

1 Ağustos 2013 Perşembe

Marmalade

Bugün güne yağmur ile başladık.
Tatile çıkmama 15 gün kala, sonbaharı özlediğimi farkettim :)

Dün yeni bir takipçimle konuşma fırsatım oldu. Adı Pelin. Blog'ta mail adresimi göremeyince bana Instagram'dan ulaşmış. İyiki de ulaşmış. Bugünkü yazım onun için :)

Kendisi bana sabah sabah harika bir mail attı ve sevgi dolu bir tarif paylaştı. İstedim ki onun bu içten tarifini hep beraber uygulayalım. Yanlız önce iki tane isteğim var :

Fonda Somewhere Over The Rainbow çalsın. Mümkünse evin bütün camlarını açalım. Yağmur kokusu içimizde, kağıt kalem elimizde ve söz Pelin'de :

1,5 kg. büyük kırmızı erik (çekirdeklerini çıkarmıyoruz, kabuklarını soymuyoruz)
Yarım su bardağı su ile tenceremizde erikleri kaynatıyoruz. Sonrasında 3 çorba kaşığı şekeri ekliyoruz ve suyunu çekene kadar kaynatmaya devam. Sonra azıcık limon sıkalım. 
İstikamet buzdolabı ve işlem tamamdır :)

Herkese mutlu günler..

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Birthday

Son bir haftadır sürekli birilerine yemeğe davetliydik. Bu sebeple değil yazmak, oturmaya bile vakit bulamadım. Yoğun bir haftaydı ve bu akşamki davet bizde. Az sonra hızla mutfağa koşuyor olacağım, zîra hazırlıklar gözümde büyüdükçe büyüyor.

Eşimin doğumgünü partisini kazasız belasız atlattık. Gözterişsiz ama bir o kadar da renkli bir gündü.
Ertesi gün yapılan temizliği düşününce..bütün o renkli perukları yakmak istiyorum :)

Ev partilerinin mutlaka bir konsepti olmalı bence. 
Bizimkisi 90'lar hevesiyle başladı, 70'lerle son buldu :)


Hazırladığım muffinler limonlu olunca ve limon kokusu bütün evi sarınca, geç kalmış bir limon ağacı alımı bu hafta son bulsun istedim. Terasımız artık fesleğen koksun, limon koksun.


Bu hafta çok keyifliydim. Önce doğumgünü partisi, sonra yeni telefonum ve şimdi de..
Bu sabah üniversiteden bir arkadaşımdan, haftalık bir dergide yazmam için teklif geldi. Şimdi detayları konuşuyor olacağız ve sanırım güzel şeyler oluyor. 
Netleşince ayrıntıları mutlaka belirtirim.

..ve iki yeni marka keşfettim. Eğlenceli ürünleri bu hafta elime ulaşmış olacak, hemen paylaşıyor olacağım.


Not : Instagram'da ''lepetit'' olarak değil, ''bgmerer'' olarak bulunmaktayım. Le Petit için ayrı bir sayfamız olacak, bilginiz olsun. 
İyi haftalar.

24 Temmuz 2013 Çarşamba

Today

Ablanla olan ilişkin, evlendikten sonra çok daha sağlam olacak diyen herkese bu yazım selâm olsun :) Doğruymuş.

Kıyafet yüzünden bilmem kaç kere tartıştığın ve içten içe bayıldığın o kişiye abla denir. Anneler hep uyarır, anlatır ama diğer kulaktan çıkar ya, onların hepsini teeek tek yaşadım, gördüm :) 

Bütün iyi dileklerim onun olsun istiyorum. En az benim kadar mutlu olsun, çok gülsün, çok sevsin istiyorum. Sevmek insanı güzelleştirir. Kremlere verilen paralar boşunaymış, cildim artık daha güzel ve sabahları şarkı söyleyerek uyanıyorum :)

Küçük bir tavsiye :
Hırslarınızı ve yarışınızı bir tarafa bırakın. Kendinizi eleştirin. Ailenizi anlayın. Spor yapın. Su için. Çiçeklerinizi sulayın. Yazın, çizin, okuyun. Affedin. 
Başkalarına ispat etmek için değil, sadece sevdiğiniz için evlenin. Çok sevin. İşte o zaman, inanıyorum ki, bütün yükler kaybolur. 

Şimdi yüzme zamanı. Yarınki ev partimiz öncesinde biraz spor iyi gelir. Sonrasında mutfak beni bekler. Gelsin pastalar, muffinler, kanepeler. Patlayana kadar yeme garantisi veren ben, dostlarımı sabırsızlıkla bekliyorum. Bir tek disco topumuz eksik.


Not : Organizasyon şirketinden teslim aldığımız fotoğraflar sayesinde bugünkü yazım ablam içindi. 
Herkese mutlu haftalar.

22 Temmuz 2013 Pazartesi

Lennon

Evimize taşındığımız günden beri, her sabah 2 tane minik kuş uyandırıyor bizi. Bu pazar da gelenek değişmedi. İlk kez geç kalmadan ve oyalanmadan tatil planımızı yaptık. Demekki son 1 haftadır içimdeki kelebeklerin sebebi buymuş. Yaşasın denizzzz :) 

Sürekli fotoğraf çekmek, yüzmek ve dans etmek istiyorum. Bu seneki tatilimin özeti şimdiden belli. 


O hevesle güneş gözlüklerimizi de aldık. Ne zamandır Rayban'ın Lennon gözlüklerinden istiyordum. Aklımdaki diğer seçenekleri eledim, zîra ''cuk oturma'' deyimini bizzat yaşadım, gördüm :)

Durun durun, bu mutlulukla fonda The Beatles'tan bir şarkı çalsın önce.. Şimdi devam.


Akşama Samatya'da patlayana kadar yedik ve gram pişmanlık duymadık.
Sonra bahçede sohbete devam. Bol kalorili yiyecekler yanımızda.

Şimdi limonlu kek yapma vakti.
Herkese iyi haftalar..

20 Temmuz 2013 Cumartesi

Sneak + Peak

Dün akşamı abur cubur günü ilan ettik, Ortaköy'e rakip çıktık ve ev yapımı kumpir yaptık.

Sonra ben terasta kitap okurken bir sürü güzel cümleye rastladım. Tek tek not aldım ve uyuyakaldım. Şimdi de bu güneşli cumartesi günü, Albert Camus'un Yabancı'sını almak için dışarı çıkıyorum. Arşivde olmalı.

Ama önce.. uzun zamandır belirtmek istediğim bir blog'la başbaşa bırakıyorum sizi : Sneak + Peak.


Seyahat notlarını, damak zevkini, DIY projelerini, müzik listelerini ve hatta satışa çıkardığı 2. el eşyalarını.. Hepsini büyük bir zevkle takip ediyorum. Sadeliğini ve eğlenceli bakış açısını seviyorum. Kendisini Instagram'dan da takip edebilirsiniz. 

Not: Ben de bisiklet istiyorum :)


Dünkü kitaptan bir alıntı ve söz Goethe'de : 

Kişi, kendini gerçekten adadığı anda, ''kader'' de harekete geçer.